
O gün, o, dedi “merhaba”,
Esti bir rüzgâr sanki Bâd-ı saba,
Ayrı yolları, bir kılar mı acaba?
Ya da kor mu yolu kaba saba?
O gün belli belirsiz bir “merhaba”,
Bilinmezlik mecrasında sanki elifba,
Var sanırdın her şeyin, oysa yokmuş galiba,
Ya da bütün ömrün olduysa heba!
O gün, o bir tek “merhaba”,
Taşırdı duyguları sanki Dilruba,
Gönül söyle, gerek var mı hicaba?
Neden kalp patlamaya hazır bir bomba?
O gün, o ufacık “merhaba”,
Düşünceler döndü sanki göynük kebaba.
Yoksa sel olup aktı mı varlık mihraba?
Ne gerek var artık kalemle kitaba?
O gün, dedi ya “merhaba”,
Çiçeklendi sanki gün, şehir ve kasaba,
Kalmadı lüzum, büyü ile sihr-i şaraba,
Kor eder mi gönlü, alelade bir “merhaba”?
O gün, öylesine bir “merhaba,”
Ama’lar kesiyor yolları, sanki birer akbaba,
Ne huzur bıraktı ne de üste başta bir aba,
Var mı dünyada böyle bir intiba?
