Bir ay gördüm bu sabah, parlıyordu nur gibi Fecri sadık bekliyoruz o parlayan nur gibi Ne güzel de yakışmış tepelerin üstüne Yükseklerden inmeyecek ay yıldızlı
Karanlıklar içinde kalmıştım yalnız, Bir bahar bekleyen bülbüller gibi… Bir dost bekliyordum, Engin çöllerde Leyla’yı bekleyen Mecnunlar gibi… Bir bahardı beklediğim, Öyle bir bahar Gülleri
Arefe günü sabah namazının peşinden teşrik tekbirleriyle başlar kurban bayramı heyecanımız. Hele mezarlık ziyaretiyle sevdiklerimizle buluşmamız ve onlarla hasret gidermemiz bayramlarımızın olmazsa olmazıdır. Bayram namazını
Balkan yolculuğumuz tarihin kültürün ve yeşilin her tonunu iliklerimizde hissettiğimiz müstesna bir atmosferde geçti. Bu seyahat tabiki yalnızca yüksek dağların gölgesinden, yemyeşil yaylaların serinliğinden ibaret
Ramazan-ı Şerif’ in gölgesi üzerimize düştüğünde Rabbi Rahimimize olan bağlılık ve inkıyadımız bir kat daha artar; çarşılarımız pazarlarımız hareketlenir, camilerimiz cemaatle şenlenir. Ramazan- ı Şerif’
Hüsrev Öndegelen İlahiyatçı Araştırmacı Yazar İnsanın yaratılış gayesine uygun bir vasfa sahip olabilmesi, onun beşikten mezara kadar eğitim sürecinden geçmesini zorunlu kılar. Bu sürecin en
Camilerimiz memleketimizin devamlı ışıldayan ve çevresini aydınlatan kandilleridir. Minareleri tevhidin sembolü, ezanları şehadetin temeli, mihrap, kürsü ve minberleri hak ve hakikatin sesi, safları huzur ve
Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi küçük bir çocukken marangoza gider. Marangoz ahşap bir minber üzerinde çalışmaktadır. Minik Selahaddin sorar; "Ne yapacaksın bu minberi?" Cevap verir marangoz:
Ecdadın Balkanlar’daki izini, o topraklar için yaptığı hizmetleri ve Balkan topraklarında İslam'ın yayılmasına ön ayak olan önemli merkezleri müşahede etme maksadıyla yaptığımız 9 ülke 17