…Küvetin önünde durup kısaca düşünmeye başladım. Sanki bir şeyleri unutmuş gibiydim, kafamı silkeleyip doğruldum. Musluğu açtım ancak su yoktu. Boş yere kendime iş çıkarmış oldum.
Kapının sesi eşliğinde uyandım. Hiç ayağa kalkasım yoktu ama ses bir türlü kesilmek bilmeksizin geliyordu. Uykulu gözlerimle önce tavana, sonra duvarlara baktım. Aslında uykulu olduğum
Gözlerimi yılların verdiği yorgunlukla açtım. Belimin ortasına acımasızca saplanmış sert demirin ağrısıyla uyandım. Kıpırdamadığımda ağrı sanki hiç yokmuş gibi geliyordu; ancak etrafa baktığımda ya da