Hüdhüd kendi varoluş hakikatini yaşama özlemi içinde, Bir sorun fark etti beden âleminde, Mutlak dengenin İslam’a açılan penceresinden göklere yol buldu. Bilincin terazisi kılavuzu
“ Bir şey ancak tamamlandığında dönüşmeye başlar ” Dedi ki Süleyman, Yüreğin sıkışıp, Gönlün daralır ya bazen, Kimsesizleşirsin, Hani kelimeler ve bütün bu dünya kisvesizleşir,
Ne de güzeldir kelimen, Ne de güzeldir harfin, nefesin. Selâmınla Aşk olduk yanmadayız Birliğe dolmadayız, Tekliğe doğmadayız Dedi ki Süleyman, İlahi vahiy, Rahmani dokunuşuyla
Dedi ki Süleyman: Davud ruhumdur, Kalbim ise Süleyman’dan içre Süleyman, Akl-ı Küll ummanından seyreden. Lisanım, Davud’un Süleyman’a vuslatındandır. Kalbimin, ruhumun dilinden konuşmasıdır. Latif ve
“Tohumun coşkusu bedenini sardığında Her zerrenden seslenen hakikati duyabilir misin? Benim Süleyman, sana Süleyman’ın haberini getirdim. Ey Süleyman! Diye seslendi Hüthüt. “O zaman tebliğden beslenene
Haritada Satürn olumlu olduğu zaman bize özgüven, disiplin, ciddiyet, sabır, sadakat, olgunluk, bir konuda derin düşünebilme, güvenilirlik, azimli olma, çalışkanlık, ağır başlılık verirken; olumsuz açılarında
Hz. Süleyman (1. Bölüm) Ruha yoldaşlığı murâd eden şu beden evi, İdris’in Hullesi, Ehl-i beyt’le döllenen insan bilinci ile Her nefeste; Nefise dönebilmenin iştiyakı ile
Hermes, özellikle insani ve hayali öğelerin koruyucusu olan tanrısal güçtür. O, içsel sınamanın Tanrısı olup, tüm nesnelerin sınırlarını belirler, doğru ilişkileri kurar ve nesneler arasındaki