Her şey yerli yerinde; havuz başında servi Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan, Eşya aksetmiş gibi tılsımlı bir uykudan, Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi
Dökülüverdi dudağımdan, AŞK… Ezelden gelen ebet yolcusu AŞK. Bu Züleyha ne çok zindan gördü gönül tutsaklığında. Yusuf’un kanlı gömleği, ateş oldu tenine. Yemyeşil ovalara düşleri
“Uzun yoldan geldik, tutma bizi orada, Yorgunuz, yol ver de düşelim kâğıda… Mürekkeple giydir bizi, harflere bula. Manayla doldur, ruhunla sarmala. Başımız dönsün, kavuşmanın sıcağıyla.