Gönül’ün evi aynalarla doluydu; ama hiçbirinde yüzü tam görünmezdi. Camın ardında kalan şey, çoğu zaman bir gölgeydi. Kendine bakmayı öğrendiği günden beri baktığı şeyin kendisi
Eski Türk inanç sisteminde evren, katmanlı bir yapı üzerine kuruludur: gök, yer ve yeraltı. İnsan bu üç âlem arasında sıkışmış bir yolcudur. Kırk gün ise
Yıllar sonra, köydeki bir arkadaşımın ısrarı üzerine, babamın görevi nedeniyle çocukluğumun ve ilk gençliğimin geçtiği köye ziyarete geldim. Her şey çok değişmişti; dümdüz, alelade çıkılmış
Üstüme, lapa lapa kar yağıyor yeniden Yeniden yüreğim beyaz bir lâle Berrak sular, ışıklar, çiçekler, renkler... Yeniden karşımda birer şelâle. Artık benim için ne ekmek,
İnsanın yavrusu çocuk Koyununki kuzu Keçinin oğlak Ceylanın ceren Atın tay Devenin daylak Tilkininki neden tilki Kurtun neden kurt Yılanın neden yılan Hiç düşündünüz mü
Hafta sonları Kitabevine gidiyorum Çocuk kitaplarının Satıldığı rafın önünde Kocaman amcalar Çocuklarına kitap alıyorlar Peki ama söyler misiniz Neden gizli gizli Köşelerine çekilip Gazeteleri arasında
Küçük bir çocuk Hasta olunca Çatlar omzundaki boncuk Küser Tanrı’ya serçeler Döker çiçeklerini Elma ağaçları “Göz oldu Soz oldu” der dedeler Ağlar analar Ağlar Babalar
II Ayırma gözlerini gözlerimden benden bu akşam, Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak. Gözlerine yavaşça, yavaşça doldu akşam... Göklerin ateşini kalbime boşaltarak Benim içimde yaktı
Altın rengi gözleri yanan bir semaverdi Ilık bir çay kokusu akardı saçlarından. Yanmanın lezzetini onda hissettiğim bir an Ve yazın sevgisini bana önce o verdi.
Ve büyür gözlerimde güvercin güzelliğin Sonra bıkıp usanmadan sabahlara dek Biri durur kapında korkulu ürkek... O duran benim. Bir gölge gibi düştüm ardına yıllardan beri
Bir ana gülümserken yorgun ve güzel Yüreği müjdelerle tüy gibi hafiflerken, Orda, bir çocuk doğar sımsıcak dünyamıza Burda ben... Dal nasıl, yaprak nasıl, ekin nasıl
-Sadık Kemal Tural kardeşimize- Ben Altay dağlarından koparak geldim Yüreğimde Türkistan'dan binbir nakış var Çok şükür aslım da neslim de belli Türküm müslümanım o dağlar