Al Yanak

Süheyla Bağca POLAT

Ben de en az insanlık kadar eskiyim. Bazılarına göre Adem ile Havva’nın yasak ağaçtan yediği meyveyim.  İlahi iradeye karşı gelenlerin cennetten kovulmasına vesile olduğum için, cinsellik ve doğurganlıkla ilişkilendirirler beni.

Dünyadaki serüvenim cennetten sürgünle başlar. Kazakistan’ın Tian Shan dağlarında yabani olarak ‘Malus  Sie  Versi’ ismimle dünya tanıdı beni.
Anadolu, Güney Kafkasya, Güneybatı Rusya ve Orta Asya Kazakistan ilk memleketlerim.

Kırmızı renginden dolayı Türkler bana alma derler. Mefkureleri ise Kızıl Elmadır. İlk Uygur metinlerinde ‘ Alımla’ diye adıma rastlamışlar. Türk anaları hüzünle çocuklarını dizlerinde saklarken: ‘Elma attım yuvarlandı, Gitti beşiğe dayandı ‘ diye ninni söylerler.

Çok değişik renklerim var. En çarpıcı rengim mavi. ‘Göbek elması’ diye de tanınıyorum. Memleketim Gümüşhane başka yerde yetişmem. Ekim aylarının sonlarına doğru  hasat edilirim.

Genelde tombul yanakları bana benzetirler, bir de üzerine şiirler, şarkılar, türküler yakarlar bilmezler ki ben sadece yuvarlak değilim. Sarıkamış’ın Kalebaşı köyünde ‘Uzun Elma’ diye nam salmışımdır.

Tadım da tatlıdan ekşiye çok çeşitlidir. ‘Granny  Smith’ benim en ekşi ve yeşil hâlimdir.

Hikâyelerde de hep ön plandayımdır.  Pamuk prensesi cadı, kırmızı elma ile kandırır. Üç tanrıça (Hera,  Athena ,Afrodit) sihirli aynadan ‘En güzel sensin ‘cevabını almak için; Çoban Paris’i etkileyip elinden beni almaya çalışmışlardır.

Arkadaşlarım sayesinde maceracı bir tarafım vardır. Dağlardan yuvarlanırım. Sulara karışır, hiç olmadık yerde birilerinin önüne çıkarım. Hamileler bana aşermişken onlara sürpriz yaparım. Yorgun bir ırgatın önüne çıkarım. Suda oynayan çocuklar beni bulunca çok sevinirler. Tohumlarım toprağın altından sürpriz dünyalara uyanırlar. Diyetisyenler beni listelerinden hiç ayırmazlar.

6.500 çeşidim ile 500’ü Türkiye’de olmak üzere C, A,K ,B6 , E vitaminlerimle yorgunluğunuzu alır, sinirlerinizi ve sindirim sisteminizi rahatlatırım. Antioksidanımdır. Demir emilimine yardımcı olurum. Mutluluğunuz için elimden geleni ardıma koymam. Beni en çok üzen hadise kamplarda dünyanın en ücra köşelerinde hâlâ beni tanımayan çocukların oluşudur. Kendi topraklarında yetiştiğim hâlde, benden bihaber oluşları.

Dedem Korkut geldi. Benim gökten aşağı düşmemi istiyor. Hem de 3 tane! Düşündünüz mü? Niçin gökten geliyorum sizlere bir şey hatırlatıyor mu?

Ben; verimliliğin, zürriyetin, ebediliğin, gençliğin, güzelliğin, kuvvetin, sağlığın, sevginin, inancın sembolüyüm. Yani, Adem’in serüveninin bir parçasıyım.

Related posts

Sahi Kaç Adımda Yenilirim Aşk’a

Film Tahlili: İfşa Günü (Dısclosure Day) 2. Bölüm

Bülbülün Çığlığı: Mehmet Akif’in Hicranı