Annem ve Annelerimiz

Nilgün BABACAN

Genç yaşta eşini kaybetmiş olmanın acısını yüreğine gömmek zorunda kalmış olan annem evlatlarına kol kanat olmuştu. Bizlerle gülüyor bizlerle ömrünü tüketiyordu. Gerçekten ömrünü tüketeceği noktaya gelinceye kadar o hâlâ “evlatlarım, evlatlarım” diyordu. Hastane odasının kapısına dönük yüzünü asla pencere yönüne çevirmek istemeyişini anladığım vakit geç olmuştu; çünkü o, o hâlinde bile evlatlarının kapıdan girecekleri ânı bekliyordu.

Onlar odaya her girişlerinde yüzündeki tebessümle dünyaya meydan okur gibi “Bunlar benim, benim evlatlarım!” dercesine haykırmak istediğini duyuyor gibi olmak onun beş evladını babasız büyütmenin yükü altında ne kadar özverili, çileyle dolu bir hayat geçirdiğini zaten gönül tahtımın en nadide köşesinde oturan anneme en yüksek kıymeti yüklemişti.

Varoluş sebebimdi şimdi ise ona elimi uzatsam dahi uzanmak şöyle dursun dokunamayacağım bir yerdeydi. Kokusunu özlemek, ona sarılarak başımı göğsüne gömerek uyumak, “Canım yavrularım” deyişiyle bize hayattaki güzel kelamların, güzel duyguların değerini yüklemesiyle zihnimde canlanan hayaliyle hayatın hengâmesine onun öğretileriyle göğüs germek ayrı bir güzellik ayrı bir özellikti bence. Ve iyi ki annelerimiz vardı.

Biz onlarla dolu dolu yaşamdan nasiplendik nasipleniyoruz ve de nasipleneceğiz. “İyi ki annelerimiz” diyerek hayatta olmayan annelerimize rahmetler diliyor hayat döngüsünü kucaklayarak evlatlarıyla bir ömrü hâlen daha paylaşan o yüce insanların annelerimizin

Anneler Günü’nü kutluyorum saygı ve sevgilerimle.

Related posts

Güzel Anam

Annelerin Hakkı Ödenmez

Ulubey Kanyonu Dünyanın En Büyük İkinci Kanyonu