Yazar: Çağlar Didman
Kahve, kültürümüzde oldukça önemli bir yere sahiptir. Kimi zaman sevincimizin, kimi zaman ise üzüntümüzün ortağı olur. Aslında kahve deyince aklımıza paylaşmak gelir. En makbulü de dostla içilenidir. İçilen kahve damakta tat, bellekte ise hatıra bırakır. Hatır demişken, dilimizde çok güzel bir söz mevcut: ”Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.” Bu akşam size bu güzel sözün hikayesini anlatmak istiyorum.
“19.yüzyılın sonunda İstanbul Eminönü’nde Yusuf isminde bir kahveci varmış. Günlerden bir
gün, iri yarı bir yeniçeri kahveye gelmiş ve ‘Yusuf, herkese benden okkalı bir kahve yap ama
şurada oturan Rum palikaryasına verme! Ona kahvem de param da haramdır!’ demiş. Yusuf
bunun üzerine yeniçerinin ve oturanların kahvesini yapıp dağıttıktan sonra iki kahve de Rum
kaptan Stelyo ile kendisine yapmış ve ‘biz de seninle içelim’ demiş. Yeniçeri sinirlenmiş ama
Yusuf ona kahveyi onun parasıyla değil, kendi parasıyla yaptığını söylemiş. Daha sonra
kendisine minnet dolu gözlerle bakan Stelyo ile başlamışlar iki lafın belini kırmaya.
Yıllar sonra 1905’de Sisam (Samos) Adası’nda bir isyan çıkmış. Damat Ferit Paşa isyanı
bastırmak için adaya asker çıkarmış. Bu askerlerden biri de bizim kahveci Yusuf’muş.
Çatışmalarda esir düşmüş ve 2 yıl zindanda kalmış. 2 yılın sonunda esir pazarında bulmuş
kendisini. ‘Ahvalim ne olacak?’ diye düşünürken tepeden tırnağa silahlı bir Rum, yüksek bir
meblağ ödeyerek Yusuf’u satın almış. Yusuf oldukça şaşırmış. Çünkü esirler 3-5 liraya
satılıyormuş. Pazarlığı takip ederken ‘Herhalde bir yakınını öldürdüm ki beni alıp işkence
edecek.’ diye düşünmüş. Yusuf ile kendisini alan adamın arabasında giderken adam ‘Korkma Yusuf! Sen beni tanımadın ama ben seni tanıdım. Artık serbestsin!’ demiş ve yıllar önce kahve ısmarladığı
palikaryayı hatırlatmış. Yusuf da onu tanımış ve kucaklaşmışlar. Stelyo Yusuf’un karnını
doyurmuş ve cebine de para koymuş. Daha sonra kaçak yolla memleketine yollamış. Bu olay
da kadir kıymet bilen vefalı dostları unutmayalım diye kulağımıza küpe olmuş…”
Editör-Fatma Karataş