İsa’nın Gizemleri / Gerçek İsa Bir Pagan Tanrısı mıydı? Timothy Freke, Peter Gandy
Hristiyanlık tarihine alışılmışın dışında bir bakış sunan, konuya yabancı olan kişileri şok etkisinde bırakarak rahatsız edebilecek bir eser.
Kitabın ana teması, Hristiyanlık ve İsa figürünün kökenlerinin antik pagan dinleriyle olan bağlantılarını araştırmaktır. Akademik camiada tartışmalı bir eser olarak değerlendirilse de İsa’nın kökenlerini, antik pagan dinleriyle olan olası bağlantılarını ve ilk dönem Hristiyanlığın ezoterik yönlerini keşfetmek isteyenler için ilginç bir kaynak olabilir.
İsa Tarihi bir kişilik mi, yoksa mitolojik bir Figür mü? Yazarlar, geleneksel görüşün dışında İsa’nın aslında tarihi bir kişi değil, pagan dinlerinden türetilmiş bir mitolojik figür olabileceğini öne sürüyorlar. İsa’nın yaşamı, ölümü ve dirilişi gibi anlatıların, eski Mısır, Yunan ve Roma dinlerindeki tanrı figürleriyle büyük benzerlikler gösterdiğini iddia ediyorlar.
Kitaptan Bazı Anekdotlar:
Gnostik Hristiyanlık ve Ezoterik öğretiler: Kitapta, ilk dönem Hristiyanlık içinde Gnostik Hristiyanlar olarak bilinen bir grubun Hristiyanlığı mecazi ve felsefi bir öğreti olarak gördükleri anlatılıyor. Daha sonra Roma imparatorluğu ve kilise tarafından baskılanarak yok edilen bu inanç sisteminin, Hristiyanlık tarihinin kayıp bir yönü olduğu öne sürülüyor. (İznik konsili)
Özellikle Dionysos, Osiris, Mithras ve Attis gibi antik pagan tanrılarının, İsa’nın hikâyesiyle büyük benzerlikler taşıdığını gösteriyorlar. Örneğin, birçok antik tanrının ölüp tekrar dirildiği, mucizeler gerçekleştirdiği, suyu şaraba çevirdiği ve takipçilerine kurtuluş vaat ettiği anlatımlar bulunuyor.
Hristiyanlığın Pagan kökleri: Hristiyanlık inancının aslında daha eski bir “Gizem Dini” geleneğinin bir parçası olduğunu ve zamanla siyasi ve dini nedenlerle değişime uğradığını öne sürüyor. Roma İmparatorluğu’nun, Hristiyanlığı siyasi bir araç olarak kullanarak resmi din hâline getirmesiyle birlikte, bu pagan köklerin unutturulduğu savunuluyor.
“Şimdi modern Hıristiyanları, İsa hikayesinde şifreli olan gizli İçsel Gizemlere inisiye edebilecek bir gelenek olmayışına rağmen, bu derin mistik öğretiler ‘görecek gözleri’ olanlar için hala oradadır ve yüzyıllar boyunca en büyük Hıristiyan mistikler tarafından durmadan keşfedilmiştir. Bu öğretilerin ne olduklarını esaslı bir şekilde incelemek, bu kitaba sığdırılamayacak kadar büyük bir husustur ve bunun için bir sonraki eser beklenmek durumundadır. Saptamış olduğumuzu umduğumuz tek şey, hem Pagan Gizemleri hem de Hıristiyanlığın temelinde esasında tek bir ebedi felsefe olduğu ve bu iki geleneksel düşmanın aslında yakın akrabalar olduğudur.”