Deniz Karagöl Adım yeminin olacak. Yüzümü zaten unutamayacaksın, ardımda bıraktığım korkuyu tanıyacaksın. Ben karar, emir, fısıltı, senin sesinim. Sana kim olduğunu söyleyen bendim ve kim
Deniz Karagöl Sabahın ilk saatleriydi. Güneşin altın sarısı ışıkları, durgun denizin suları üzerinde parlıyordu. Gözlerini açtığında oda sessizdi. Duvarlardaki gölgeler sanki yer değiştirmiş, gece boyunca
Deniz Karagöl “Herkesin bir fiyatı vardır. Seninki ne kadar?” Gözden uzak karanlık bir köy, haritalar bile terk etmek zorunda kalmış. Söz, yüksekten indi. Ağırlığı vardı,
Deniz Karagöl Kasabanın sanayi bölgesindeki eski bir atölyenin önünde duruyorum. Paslanmış tabelada silik harflerle yazan “Kirazlı Atölyesi” kelimeleri gözüme çarpıyor. Burası, insanların ekmek parası kazandığı;
Deniz Karagöl Sevişmek için buluşuyoruz, her buluşmamızda benim için gençliğini getiriyor.Ona diyorum ki ”Resmen bana yetebilmek için gençliğini getiriyorsun.” Gerek yok, diyorum bu halinle de