Bayburt Kalesi’nde 379 yıl sonra Evliya Çelebi’nin anlattığı sır yeniden gün yüzüne çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde başlatılan kazılar kalenin “Çinimaçin” olarak bilinen gizemli tarihini aydınlatacak.
Bayburt Kalesi, Anadolu’nun en köklü savunma yapılarından biri olarak üç bin yıllık geçmişiyle dikkat çekiyor. 17 Mart 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile resmileşen arkeolojik kazılar, İstanbul Medeniyet Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Resul Yelen başkanlığında Temmuz 2026’da başlayacak. 150 bin metrekarelik yerleşim alanıyla Türkiye’nin en büyük kalelerinden biri olan yapı mor ve firuze renkli çini süslemeleri nedeniyle Osmanlı döneminde “Çinimaçin” adıyla anılmıştı.
🧱 Tarih Katmanları: Urartulardan Osmanlı’ya
Bayburt Kalesi Urartu, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde aktif olarak kullanıldı. Evliya Çelebi 1647’deki seyahatinde kaleyi “şehre ay ışığı gibi parlayan çinilerle süslü” sözleriyle betimlemişti. Bu tanım kalenin hem mimari hem estetik değerini ortaya koyuyor. Osmanlı döneminde Kanuni Sultan Süleyman ve III. Murad zamanında yapılan onarımlar, kalenin bugünkü görünümünü şekillendirdi.
🧩 Kazı Heyeti ve Bilimsel Hedefler
Kazı heyetinde Bayburt Müze Müdürü Adem Bedir, İl Kültür ve Turizm Müdürü Niyazi Gül ve Sanat Tarihçisi Samet Ergün yer alıyor. Çalışmalar yalnızca askeri yapıları değil sivil mimariyi, dini alanları ve günlük yaşam izlerini de inceleyecek. Kale içinde daha önce yapılan kazılarda I. Justinianus dönemine ait sarnıçlar, 11. yüzyıl kilisesi ve Ebü’l-Feth Camii gün yüzüne çıkarılmıştı.
🌍 Kültürel Miras ve Dede Korkut Bağı
Bayburt Kalesi Dede Korkut’un “Kam Büre Oğlu Bamsı Beyrek” hikâyesinde doğrudan geçer. Bu bağ kalenin yalnızca tarihsel değil aynı zamanda edebi bir miras taşıdığını gösterir. Yeni kazılar, bu kültürel bağlantıyı somut verilerle desteklemeyi amaçlıyor.
🔍 Çinimaçin Adının Kökeni
“Çinimaçin” ifadesi Osmanlıca “Çin-i Maçin” teriminden gelir ve uzak diyarları simgeler. Kaledeki çiniler, Çin porselenini andıran parlaklığıyla bu adı hak eder. Restorasyon çalışmalarında 800 yıllık motifler — “Allah”, “Sonsuzluk”, “Haşhaş”, “Kuş Palmet” ve “Gökyüzü Hayat” — özgün biçimde yeniden üretildi.