Gel
Yazar Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bir varmış bir yokmuş hesabı hayat Can. Ne ardı var ne de önü. Yüreğimde bir düğüm. Çözmek imkânsız, olmuş kördüğüm. Hasretini yorgan yapmıştım, eskidi şimdilerde. Yaması yok, yenisi hiç yok. Üşüyor artık gönlüm. Sen yoksun!
Yüreğimde günden güne harlanan korla yazıyorum seni Can. Özlemini esbap yaptım bedenime. Kalbimin sızısı vuslatım oldu. Ayrılığın kırbacı şaklıyor yüreğimde. Senin yokluğunu hazmetmeye çalışıyorum. Canımın bir parçası olduğun için Can diyorum sana. Gidişine şaşkın, yokluğuna deliyim şimdi. Terk edişini anlamaya çalışıyorum bu aralar.
Geride bıraktıklarını hiç düşünmeden, ardına bile bakmadan, gecenin karanlığında beni de karanlığa mahkûm ederek gittin. Yıllarca o karanlık hücrede ben, sensizliğin girdabında boğulmak üzereyken dönüşünle nefes aldım. Beni sensiz bıraktığında bil ki nefessiz de bırakıyorsun. Gelişinle yeniden doğan güneşimin ilk kızıllığında kal. Yüreğimde filizlenen o duygumun ete kemiğe bürünmüş halisin. Mücadele edebilmem için yüzüme yerleşen bir tebessüm olarak kal Can.
Hani seherin ilk ışıklarında ki o tertemiz hava var ya, hani yağmur suyundaki safiyet, hani yeni doğan bir bebekteki masumiyet ya da ne bileyim hasretine kavuşmanın verdiği o garip heyecan… İşte öyle karmaşık bilmece gibi duygularım: Saf ve taze.
Ne olur Can. Beni o sensizliğin kıskacına bir daha sokma. Mengenelerle yüreğimi sıkma. Damarlarımdaki kanı çekme. Yaşama sebebimi alma ellerimden. Dudaklarımda söylediğim türkü, yüreğimde haz, geleceğe dair umudum olsun varlığın. Dönüşünü kutlayalım. Kalışından emin olayım. Ellerini çekme ellerimden. Daya başını omzuma ama artık daha fazla sürtme. Bak kızarıyor, canın yanacak. O simsiyah saçların geceye meydan okuyor. Gözlerindeki hüzün neden?
Sahi Can neden bırakıp gittin. Neden bana o cehennemi yaşattın. Senin yokluğunun sancısı diner mi? Sensiz hayat var mı? Adını anmak, kokunu alamamak, hasretinle yanmak o kadar kolay mı? Gidişinle gönlüme koyduğun kor söner mi sandın? Sönmedi Can. Mahşere kadar da sönmeyecek. Arada bir yokla olur mu? Belki rüyalarıma gelişin yarama merhem olur. Acımı hafifletir. Hani bedenine bıçağı sokar sonra da çevrildikçe çevrilir ve her çevrilişte yeniden aynı acıyı hissedersin ya; işte seni her hatırlayışımda öyle neşter batıyor yüreğime.
Bak Can. Beni yalnızlığımın karanlığında daha fazla bırakma. Arada bir gel rüyalarıma. Kokunu çekeyim içime. Gözlerinin içine bakayım. Minicik dudaklarının kuş gibi açıp emmeye çalışışını zevkle seyredeyim. Parmaklarının yanağıma dokunuşunu hissedeyim. Nokta gibi burnunun kıvrılışını seyredeyim. O bembeyaz tenindeki bebek kokusunu doya doya içime çekeyim. Veda eder gibi bakan, derin çukurları andıran o yemyeşil gözlerindeki hüznü at artık olur mu?
Anne yüreğim kırılgan. Sevdan sığmıyor içime. Vuslatı bekleme, gel rüyalarıma. Umudum ol, sevincim ol, dayanağım ol, yaşama sebebim ol Can.