Kalabalık İçinde Kimsesizlik

Kübra Hülya Arıcı Sorrentino
Psikolojik Danışman/Eğitmen/Yazar

Bugünün insanı hiç olmadığı kadar kalabalıklar içinde yaşıyor.
Telefon rehberleri dolu, sosyal medya hesaplarında yüzlerce insan var, masalarda kahkahalar yükseliyor… Ama buna rağmen birçok insan geceleri derin bir yalnızlık hissiyle baş başa kalıyor.

Çünkü kalabalık, insanın yalnızlığını her zaman gidermez.
Bazen insan en çok da anlaşılmadığı yerde yalnız hisseder kendini.
Modern çağın en büyük çelişkilerinden biri budur:
İnsanlar birbirine her zamankinden daha yakın görünürken, ruhlar birbirinden hiç olmadığı kadar uzaklaştı.

Eskiden insanlar birbiriyle “konuşurdu”. Şimdi ise çoğu zaman sadece “haberleşiyor.”
Kimse kimsenin gözlerinin içine bakmadan “İyi misin?” diye sormuyor artık. Çünkü herkes kendi yorgunluğunu taşımaktan bitkin.

Özellikle güçlü görünmek zorunda bırakılan insanlar…
Onların yalnızlığı daha sessiz olur.

Herkese yetişen kadınların, herkesi dinleyen danışmanların, ailesini ayakta tutmaya çalışan annelerin, sürekli gülümseyen insanların içinde bazen büyük bir sessizlik yaşar. Çünkü insanlar çoğu zaman onların güçlü tarafını görür yorulan tarafını değil.

Bir insanın çevresinin kalabalık olması, kalbinin dolu olduğu anlamına gelmez.
Bazı insanlar sofralarda eksik hisseder kendini.
Bazıları kalabalık caddelerde kaybolmuş gibi yürür.
Bazıları ise en çok kendi evinde yalnızdır.

Ve belki de çağımızın en büyük ruhsal yorgunluğu budur:
Anlatacak çok şeyimizin olması ama gerçekten dinleyen çok az insanın kalması…

Oysa insanın en temel ihtiyacı anlaşılmaktır.
Yargılanmadan dinlenmek…
Rol yapmadan konuşabilmek…
“Ben yoruldum” dediğinde suçlu hissetmemek…

Kalabalıklar içinde kaybolmuş birçok insan aslında sadece bir şey bekliyor:
Samimiyet.

Belki de bu yüzden artık insanlar pahalı şeylerden çok güven arıyor.
Gösterişli ortamlardan çok huzur istiyor.
Çünkü ruh, yapay olanı bir süre sonra reddediyor.

Unutmayalım…
İnsan bazen tek başına olduğu için değil, kendisi gibi olamadığı için yalnız hisseder.

Ve bazen bir insanın hayatını değiştiren şey; uzun cümleler değil, içten gelen küçücük bir cümledir:
“Gerçekten nasılsın?”

Related posts

Başkentte TÜBİTAK 4006 Bilim Fuarı Açıldı

Antalya’nın Binlerce Yıllık Gizemi

Haftanın En Çok Konuşulacak 5 Türk Yapımı