Yazar Talip Sınırtepe
“O ki kalemle (yazmayı) öğretti.” Alak 4
İlmin, irfanın, şecaat ve izzetin sembolü olan ey kalem! Niçin yazmıyorsun? Yoksa sen de mi yoruldun insanlara laf anlatmaktan yahut anlatamamaktan? Yığınların anlamsız bakışları senin de mi yüreğini dağlıyor? Önceleri sen beni yazmaya mecbur ediyordun. Şimdilerde ben sana söz geçiremez
olmuşum. Âlim olmadığım için mi bana ilgi göstermiyorsun?
Evet, âlim değiliz ve zaten olamayız da. Lakin arif de mi değiliz? Hele irfan bağımızda ötüşen bülbüllerin terennümüne bir kulak ver. Ver ki nasıl da aşkla irfan raksına durmuşlar bir gör. Ya marifet gülşeninde yetiştirdiğimiz nadide çiçekler… Bak nasıl da âleme aşk ve hakikat dersi veriyor!
Eskiden bana ümit aşılıyor ve zafer marşları söylüyordun.
Şu sıralar yanık türkülerin ve mersiyelerin ile beni hazin duyguların girdabına atıyorsun. Söyler misin neden mahzunsun?
Seni de mi yaraladılar acı, elem ve ıztırap kokan sözleriyle? İnsafsız avcılar seni de mi avladılar, sen de mi “Bizi bizden bildiklerimiz vurdu en delikanlı çağımızda” ezgisini mırıldanmadasın?
Daha ne zamana kadar gaflet uykusunda uyuyacaksın? Bunca zaman gaflet uykusunda uyuduğun yetmez
mi? Bana sorarsan artık ferasetli bir intibahın zamanı gelmiştir derim. Uyanmak ya da ebediyen uyanamamak.
Gaflet bize göre değil, amaçsız bir yaşam bize göre değil, sükût bize
göre değil, yeis bize göre değil… Biz gözlerimizin kıblesine ümidi koyduk ki gözlerimiz gevşeklik göstermesin. Fidanlarımızı gözyaşlarımızla suladık ki susuzluktan kırılmasın.
Haydi, gel yeniden yoldaş olalım. Ben sırlarımı sana açayım, sen de kulak ver yangın yeri olan yüreğimden dilime dökülen nemli sözlerime. Sadık bir tercümanı ol sözlerimin. Ol ki ben onun müjde dolu haberlerini sana ulaştırayım sen de kitlelere ulaştır. Ta ki sözlerim dağları galeyana getirene, okyanusları coşturana, maverayı titretene ve bağrı yanık sahranın yalnızlığını giderene dek.
Zaman “O, kalemle yazmayı öğretendir” (Alak 4) sırrı ilahisine vakıf olma zamanıdır. Yaz; ta ki hikmet mürekkebin kuruyana kadar, cehaletin saltanatı tarumar olana kadar ve yaz. Ta ki cehalet orduları teslim-i silah edene kadar.