Ertan Armağan İnsanlar, hayatın içerisinde mutlak doğru kabul edilen kuralların, adetlerin, değer yargılarının oluşturduğu çemberler içerisinde, fark edemedikleri konfor alanlarının etkisinde yaşarlarken toplumun geneliyle ortak
Anılarda mı kaldım, anılara mı hasretim? Geçen zamana değil sitemim. Geçen zamanın değerini koruyamayıp şu ana taşıyamamaya. Bu günlerde burun sızım daha bir sancılı.
Hz. Süleyman (as), pek çok dil biliyordu. Allah-u Teâlâ, kendisine kuşların ve karıncaların dilini dahi konuşabilme kabiliyeti vermişti. Süleyman nebi, bir gün iki kuşun konuşmasına
Camilerimiz memleketimizin devamlı ışıldayan ve çevresini aydınlatan kandilleridir. Minareleri tevhidin sembolü, ezanları şehadetin temeli, mihrap, kürsü ve minberleri hak ve hakikatin sesi, safları huzur ve
“Şiir nedir?” sorusu belki de insanoğlunun dünyadaki varlığı kadar kadim bir sorudur. Kitapları biraz karıştırınca, şimdilerde kitap karıştırmak yerine internetteki arama motorları kullanılıyor, şiirle alakalı
Eskiler: “Cem’i zıddeyn muhaldir.” derler ve bu sözle zıtların bir araya gelmelerinin mümkün olmadığını ifade ederler. Zira zıtlar ya hiç bir araya gelmezler ya da