Efendimizin emanetini aldı Kerbela.
Ne zalim bir şehirmiş, adı gibi tam bir bela.
Boynunda kılıç darbesi, yüreği Hakk’a müptela.
Zalimin zulmü varsa mazlumun da Allah’ı var,
Kan çanağına dönmüştü, zalim Yezid’in gözü.
Ödül koydu Hüseyn’in başına, verdi altın sözü.
Üç kuruşa kıydılar emanete, kararmış özü.
Zalimin zulmü varsa mazlumun da Allah’ı var.
Kestiler Hüseyn’in başını, teptiler top diye.
Dört bin beş yüz asker çıktı, Mü’min yetmiş kişiye.
Mübarek başını taktılar, acımadan süngüye.
Zalimin zulmü varsa mazlumun da Allah’ı var.
Nesli için korudu Allah, Zeynel Abidin’i.
Zincire vurdular, tüketmek için nefesini.
Kökünü kurutmak için adadı servetini.
Zalimin zulmü varsa mazlumun da Allah’ı var.
Yezid soysuzları, bir yudum suyu vermediler.
Peygamber torunu Hüseyin’e esirgediler.
Bütün müminleri, hep kılıçtan geçirdiler.
Zalimin zulmü varsa mazlumun da Allah’ı var.
Kerbela çölünde mahsur bırakıldı Hüseyin.
Kirli planıydı, Kufe valisi ile Yezid’in.
Ehlibeyt’i kahpece kılıçtan nasıl geçirdin?
Zalimin üzerine varsa mazlumun da Allah’ı var.