Merhamet Yorgunluğu

Kübra Hülya Arıcı Sorrentino
Psikolojik Danışman/Eğitmen/Yazar

 Sürekli Güçlü Olmak Zorunda Hissedilen Kadınlar

Bazı kadınlar vardı, herkes onları güçlü bilir. Evin yükünü onlar taşır aileyi onlar ayakta tutar, çocukların derdiyle onlar ilgilenir, yaşlıların ihtiyaçlarına onlar koşar. İş yerinde sorumluluk sahibidirler, sosyal çevrelerinde dinleyen, anlayan ve destekleyen kişidirler. Ne zaman ihtiyaç duyulsa ilk aranacak kişi onlardır.

Fakat kimse onlara şu soruyu sormaz:

“Sen nasılsın?”

Çünkü güçlü görünen insanların yorulabileceği çoğu zaman unutulur.

Modern dünyanın kadına biçtiği roller giderek ağırlaşıyor. Bir yandan başarılı bir çalışan, bir yandan iyi bir anne, iyi bir eş, iyi bir evlat, iyi bir arkadaş olması bekleniyor. Üstelik tüm bunları yaparken gülümsemeli, şikâyet etmemeli ve her durumda ayakta kalmalıdır.

Oysa insanın ruhu, sınırsız bir dayanma kapasitesine sahip değildir.

Psikolojide son yıllarda daha sık konuşulan kavramlardan biri “merhamet yorgunluğu”dur. Sürekli başkalarının duygusal yükünü taşıyan, sürekli destek veren, sürekli anlayış gösteren kişiler zamanla tükenmeye başlarlar. Artık vermeye devam edecek güçleri kalmamıştır. Ancak çoğu kadın bunu fark etmek yerine daha fazla çabalamaya çalışır.

Çünkü küçük yaşlardan itibaren birçok kadına öğretilen şey şudur:

“Önce başkalarını düşün.”

Bu yüzden kendi ihtiyaçlarını ertelemek, kendi duygularını bastırmak ve kendi yorgunluğunu görmezden gelmek normalleşir.

Ne yazık ki toplumumuzda güçlü kadınlar çoğu zaman takdir edilirken, kırılgan kadınlara yeterince alan tanınmaz. Oysa insan olmanın en doğal tarafı bazen yorulmak, bazen ağlamak, bazen de yardım istemektir.

Sürekli güçlü görünmeye çalışmak, zamanla kişinin kendisine yabancılaşmasına neden olabilir. Çünkü insan yalnızca güçlü yanlarından ibaret değildir. Zayıflıkları, korkuları ve ihtiyaçları da onun bir parçasıdır.

Belki de artık kadınlara yeni bir cümle söylemenin zamanı gelmiştir:

“Her şeyi taşımak zorunda değilsin.”

Bazı yükleri bırakmak, bazı sorumlulukları paylaşmak ve bazen sadece dinlenmek bir zayıflık değil, ruh sağlığını korumanın bir yoludur.

Unutmayalım ki en çok merhamet gösteren insanlar da merhamete ihtiyaç duyarlar. Başkalarına şefkat sunan ellerin de tutulmaya ihtiyacı vardır.

Güçlü olmak güzeldir.

Ama insanın gerektiğinde dinlenebilmesi, yardım isteyebilmesi ve “Bugün iyi değilim” diyebilmesi de bir güçtür.

Related posts

Post-Pandemik Kültür

Kolestrol ve Sarımsak İlişkisi

Ölümsüzlük Arayışı