Gül gülümsetir gayri ihtiyari. Farkında olmadan tebessümün tesirindedir cemalin. Oksijenle ortaklığın bozulmaya görsün olur alınan nefesler yorgun.
Esaretin adı, özgürlüğün gitmesi mi sadece? Hapsedilen duyguların yorgunluğu sardı bedeni. Titrek bir rüya gibi hayat. Net değil görüntüler flu. Nerede, ne zaman, ne şekilde belli değil. Uyanmak titremeyi durdurur mu? Muamma.
Çakıl taşları gibi umut ayakların altında. Hem masaj yapıyor hem yoruyor. Sükûnetin anlamı şekillenir mutluluk yolunda. Hem lezzetli hem çileli. Arayan mı bulur, çabalayan mı sevda yolunda?
Deniz dinlendirir ruhu. Uçsuz bucaksız maviliğin derinliklerine indikçe keşifler artar. Hayretengiz görseller rüya âleminin muadili. Yerle gök arası boşluk gibi. Ne yerdesin ne gökte. Ruh kanatlanmış asıl âleme dönmüş yönünü. “Prangasız günler!” vaadiyle aldanır gönüller. “Varlığın varlığım” safsatası bayatlamış. Yerçekimi hâkim evrene. Sözler esir maddesine esir. İtiraz şansın yok. Farzet ki ses kayıt cihazı. Seni gölge gibi takip eden var!
Kâinatta denge, nizam ve intizamın eseri. Zıtlıkların dengesi. Güzel çirkin, iyi kötü, gece gündüz, eksi artı; bitmez sıralamakla, bu neyin sorgusu? Ağlarken öğrendik gülmeyi, acı çekerken anladık sevmeyi, güven duygusuyla tanıdık saygıyı. Huzur terazinin dengesinde, varlık veya yokluk birer temsil. Firak ya da vuslat değil menzil önemli her halükarda.
Kızıl saçlarını salan güneş; gölgeyi kovalar, özlem umudu. Kısır döngü hayat sıradandır şimdi. Çatlak dudaklar, kırık kalpler, yorgun bedenler girer kol kola. Gece öpücük kondururken zamana takılır tik taklar arasındaki boşluğa. Gözlerdeki ışık aydınlatır geceleri.
Sevda, yerçekimine teslim; gücü yetmez isyana. Yıldızlar destekler umut serperler zemin yüzüne. Çiçek açar umutlar taze kan gelmiş gibi bedene. Kılcallarına kadar işlemiştir özlem. Küçücük bir kırıntıya hasret. Sonra yavaşça sobeler seni sevgi.
Aşk ne büyülü bir his ki Mevlana dönmekte, Yunus yanmakta, Fuzuli kelamda bulmuş. Söyle Gaybın Sahibi, şu aciz beden nerede bulsun.
Nevbahar gelmiş hüzne tâbii gönül. Düşen yapraklarda umut. Sararmış hazanda mevsim zıtlıklarla var bu ömür. Gelgitler yorsa da bedeni, çıkmaz sokakta sıkışmış bir hayatı bekler. Sadece hayat gerçek gerisi muamma.