Yazar Süleyha Bağca Polat
Benim doğduğum yıl, sen ölmüşsün. Nevruzla toprağa düştün, ben ise sonbaharın yere düşen sarı yapraklarıyla dünyaya gözümü açtım. Sen sadık yarin Kara Toprak’a kavuşurken ben de iki kapılı bir handa yürümeye başladım. Sen 7 yaşında iki gözünü kaybedip dünyan zindan olurken ben hayata yeni gözlerimi açıyordum.
Çocukluğumdan beri sana hayranım. Senin nağmelerini söylemek bana iyi geliyor. Seninle bağdaştırılan “Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun” efsaneleştirdiği eski eşin Esma’nın seni terk edeceğini anladığın zaman, “Bu paralar sana ananın ak sütü gibi helal olsun, gittiğin yerde kendini ezdirme,” notuyla ayakkabısına koyduğun paralar; köy bakkalında arkadaşlarınla sohbeti koyulaştırmışken bakkalın penceresinden işaretle alışveriş yapan Esma’yı fark ettiğin zaman, “Meyvenin sebzenin iyisinden verseydin bari,” dediğinde. “Kimse alışveriş yapmadı.” diyerek seni kandırmaya çalıştıklarında, “Yoksa sen görüyorsun da bizi mi kandırıyorsun?” diyen arkadaşlarına, elini masaya vurarak: “Onu kokusundan tanıdım kokusundan,” diyerek sevmek için gören göze değil, hisseden kalbe ihtiyacın olduğunu gösterdin.
40 yaşın senin için bir dönüm noktasıydı yeni eşin, altı çocuğunun annesi Gülizar Hanım’la tanıştın, bundan sonra kendi eserlerini çalıp söylemeye başladın. “Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa. Eğlenecek yer bulamazsın, gönlümdeki taht olmasa,” diyerek aşkın merkezi “Gönül sarayının” kapılarını açtın. “Sevdiğine ne verebilirsin?” diye sorulduğunda “gözlerimi” demişsin, ”Ama gözlerin kör, “demişler. ”Sevgiye kör olanın, gözleri görse ne olur?” demişsin.
Gönül gözü kör olan, iki cihanda aydınlık nedir bilmez. Sen zindanında yaşarken dünyanın dertlerine kayıtsız kalamazdın. “Her kim ki olursa bu sırra mazhar, dünyaya bırakır bir eser,” diyerek elma fidanlarıyla bozkırlarda neler yetişeceğini herkese gösterdin. Hükümet yetkileriyle önceleri ünsiyet kuramasan da, sazın da kırılsa sana Allah: “Yürü ya kulum” deyip önünü açtı. Senet türlü nimetlerle , akla hayale gelmeyecek güzelliklerle mükafatlandırdı. Sen insanı incitmeden, “İnan sana değil kastım, cahil ile muhabbeti kestim” derken UNESCO 2009’da “İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesine” kaydetmişti seni.
Editör Neşe Kazan