Papa’nın Ayak Öpme Merakı (Yazı Dizisi 3)
10. ve 11 yüzyıllarda Avrupa’da Papa o denli güçlüdür ki Avrupa’daki bütün kralların onay almak için onun ayaklarını öpmesi gerektiğini duyurmuştur. Ayak veya çizme öptürmek konusu bazı kralları rahatsız etmiştir. Buna rağmen yasallık kazanmanın tek yolu Papa ile iyi geçinmek olduğundan pek de uzatmadan gerekeni yapmışlardır.
İnsan düşünmeden edemiyor. Elini öptürse olmuyor muydu acaba diye? Olmuyordu çünkü Papa 457 yılında ayak öpmüştü bir kere. Öpülen ayak, Attila’ya aitti. Papa, bir barbarın önünde diz çökerek onun ayağını öperek Roma’yı yok edilmekten kurtarmıştı.
Bu ayak öpme takıntısı, Avrupa ve Hristiyanlık dünyasında ciddi bir travmaya sebep olmuştur. Vatikan, bu olaya önce şu yalanla yanıt verir. “Attila, bir Macar’dı.” Ancak Attila’nın Macar olmadığı arkeolojik kayıtlarla da kanıtlandı. Daha sonra “Aslında yalnızca diz çöktü ama ayağını ya da çizmesini öpmedi.” Ama bu da doğru değildi. Dönemin tarihçileri bunu hem yazdılar hem de resmini çizdiler. Bu çalışmalar hâlâ müzelerde sergilenmektedir.
Anlaşılan Papa “Mademki ben Attila’nın ayaklarını ya da çizmelerini Roma’nın ve Hristiyanların sağ kalmaları için öpmek zorunda kaldım, bütün krallar da benim ayaklarımı öpsün” diyerek bu aşağılanmanın acısını çıkarıyordu.
Daha sonradan bu aşağılamayı gidermek adına Papalar, kölelerin ve fahişelerin de ayaklarını öpmeye devam ettiler. Yani “Papa, Attila’yı da bir köle konumunda görmüştü” ye getirmeye çalışıyorlar. Takip eden dönemlerde diğer Papalar da bu ayak öpme sevdasından vazgeçemediler. Bugün de yine Papalar ayak öpüyorlar.