Yeşil gök kubbenin hemen ardında,
Bir perde aralanır kudret bağında.
Bin bir meyve vardır her bir dalında.
Tattırsın Hakk, Tuba ağacının altında.
Gök delinir, usulca iner bir budak.
Süreyya yıldızına olur salıncak.
Kan taşıyan derelere vurunca aksi,
Adını aldığı al bayrağa açar kucak.
Hurma dalına temsildir parlayan ay.
Hilal olmuş, o görkemli dolunay.
Sanki tüm yıldızlara kucak açmış,
Özgürlükten almışlar ince bir pay.
Durmuyor güneş meftundur aya.
Biri kaçar, biri kovalar; yıldızlar maya.
O yüzden aşkın ateşinde çile var.
Yazık ki dünyada hasret düştü paya.
Ebed duygusu var insanın fıtratında,
Tatmin olmaz nefis, Karun olsa da.
Aldanma sen nefsim, fani dünyaya.
Bal sanıp da yeme, zehir var tasında!
Gök kubbenin altında cirit atar nankörlük.
Birbiriyle yarış içinde onca kötülük.
Sen darlanma; nefes al, sükunet bul.
Al bayrağın gölgesindedir özgürlük!
Af kapıları kapanmadan dön Rabbine,
Nasuh tövbesini nakşet kalbine,
Hayat kısa, işler çok, zaman yok,
Yaslan huzurla, Rabbinin sinesine!