Yavuz’un Hedefi
Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim, 1512’de tahta geçtiğinde devletin gücünü artırmayı amaçladı. Önce doğuda Safevîler üzerine yürüdü ve Çaldıran Zaferi’ni kazandı. Ardından gözünü Memlûk Devleti’ne çevirdi. Çünkü Mısır, İslam dünyasının merkeziydi ve halifelik makamı orada bulunuyordu.
Seferin Başlangıcı
1516’da Osmanlı ordusu, Memlûkler üzerine sefere çıktı. Mercidabık Savaşı’nda Osmanlı ordusu büyük bir zafer kazandı. Bu savaşla Suriye ve Halep Osmanlı topraklarına katıldı. Ardından Yavuz Sultan Selim, ordusunu Mısır’a yönlendirdi.
Ridaniye Zaferi
1517’de gerçekleşen Ridaniye Savaşı, seferin dönüm noktası oldu. Osmanlı ordusu, Kahire yakınlarında Memlûkleri kesin bir yenilgiye uğrattı. Böylece Mısır Osmanlı topraklarına katıldı. Kahire’ye giren Yavuz Sultan Selim, halkın büyük ilgisiyle karşılandı.
Halifeliğin Osmanlı’ya Geçişi
Mısır Seferi’nin en önemli sonucu, halifeliğin Osmanlı’ya geçmesiydi. Abbasi halifesi III. Mütevekkil, yetkilerini Yavuz Sultan Selim’e devretti. Böylece Osmanlı padişahları, İslam dünyasının lideri haline geldi. Bu durum Osmanlı’nın siyasi gücünü artırırken, dini açıdan da büyük bir sorumluluk yükledi.
Seferin Önemi
Mısır Seferi, Osmanlı tarihinin dönüm noktalarından biridir. Osmanlı, hem doğuda hem batıda güçlü bir devlet haline geldi. İslam dünyasının liderliğini üstlenerek cihan devleti olma yolunda büyük bir adım attı. Ayrıca Mısır’ın zenginliği ve ticaret yolları Osmanlı ekonomisine canlılık kattı.
Sonuç: Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi, Osmanlı’nın sadece bir bölgesel güç değil, dünya çapında bir imparatorluk olmasının başlangıcıdır. Ortaokul ve lise öğrencileri için bu sefer, Osmanlı’nın yükselişini anlamada kilit bir olaydır.