Aşk İki Kişiliktir – Ataol Behramoğlu

Yasak Aşkın Bedeli

Bazı şiirler aşkı tanımlamaz, aşkın kendisini koyar ortaya; iki kişinin birbirine dokunuşu gibi çıplak, iki kişinin yalnızlığı gibi derin. Ataol Behramoğlu’nun “Aşk İki Kişiliktir”i tam öyle bir şiir. Okurken sanki iki kalp arasında duruyorsun; ne bir fazlalık var ne bir eksiklik. İşte o dizeler:

Aşk iki kişiliktir
Biri sensin biri ben
Biri gelir biri gider
Biri susar biri söyler
Aşk iki kişiliktir

Sen bende ben sende
Birbirimizde kayboluruz
Birbirimizde buluruz
Aşk iki kişiliktir

Biri ağlar biri güler
Biri kırar biri onarır
Biri bekler biri gelir
Aşk iki kişiliktir

Ne tek başına yaşanır
Ne de kalabalıkta
Aşk iki kişiliktir
Sen ve ben
Ben ve sen

Bu dizeler, aşkı en yalın haliyle yakalıyor. Tek başına değil, iki kişiyle var oluyor; biri gidip biri gelerek, biri kırıp biri sararak, biri susup biri konuşarak. Şiir, aşkın ikili doğasını tekrar tekrar vurguluyor; o “sen ve ben” vurgusu, bütün karmaşayı sadeleştiriyor.

Şiirin arkasında belirli bir kişisel hikâye, tek bir aşk olayı olarak anlatılan somut bir anekdot yok. Ataol Behramoğlu’nun hayatı zaten aşklarla, ayrılıklarla, sürgünlerle dolu; ama bu şiir, onun 1970’ler ve 80’lerdeki şiir anlayışının bir özeti gibi. “Aşk İki Kişiliktir”, şairin “Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var” kitabında yer alıyor; o dönemde yazdığı yalın, doğrudan, halka seslenen şiirlerin en güzel örneklerinden. Aşkı romantik bir ideal olmaktan çıkarıp, iki insanın gerçek karşılaşması haline getiriyor. Belki de şairin kendi yalnızlıklarında, kendi buluşmalarında bulduğu bir gerçek bu: Aşk, tek başına olmaz.

Edebiyat açısından bu şiir, Ataol Behramoğlu’nun en güçlü yanını gösteriyor. Dil son derece sade, neredeyse konuşma dili; ama her dize ritimli, her tekrar anlam katıyor. Türk şiirinde aşkı bu kadar net, bu kadar ikili ve bu kadar eşitlikçi anlatan az eser var. “Aşk iki kişiliktir” cümlesi, bir manifesto gibi; tek taraflı sevgiyi, karşılıksız aşkı dışlıyor. Şiir, okuyanı kendi ilişkilerine döndürüyor: Sen ve ben, gerçekten iki kişi miyiz, yoksa birimiz mi eksik kalıyor? Bu soru, yıllardır dillerde. Şiirin gücü de burada; fazla imgeye, süse ihtiyaç duymadan kalbe dokunuyor.

Aslında bu şiir bize şunu söylüyor: Aşk, bir kişinin hayali değil; iki kişinin gerçeği. Biri ağlarsa diğeri güler, biri kırarsa diğeri onarır. Ve ancak ikimiz olduğumuzda tamamlanırız. Ataol Behramoğlu, o ikiliği öyle güzel anlatıyor ki, okudukça insan kendi aşkını yeniden tartıyor: Bu aşk, gerçekten iki kişilik mi?

 

Related posts

Satta Gel Öyleyse

Yükseleceğin Yerler

Anka’nın Küllerinden