Efeler Diyarı Aydın…

 

Aydın’da Yaşamış Ünlü Efeler: Efsaneleşen İsimler ve Hikâyeleri

Kerim Özbekler Gazeteci-Yazar-Şair

Aydın ve Çevresinde İz Bırakan İlk Efeler

Cennet Karioğlu: 4. Murat devrinde Hicri 1034, Miladi 1625 yıllarında Aydın bölgesinde türemiştir. Ödemiş köylerinden Birgi’de Cennet adında bir kadının oğludur. İşi azıtıp şekavete (eşkıyalık) döktüğü için Dişlek Hüseyin Paşa ve Mütesellim Şaban Paşa tarafından takip olunmuştur. Bir rivayete göre Tiryanda Çiftliği civarında bazı kaynaklara göre ise Denizli dolaylarında öldürülmüştür. Kendisi öldürüldükten sonra kızanları dağılmıştır.

Kınalıoğlu: Hicri 1041, Miladi 1632 yıllarında görülmüştür. Başına topladığı zeybek sayısı gittikçe arttığından muhiti korkutmuştur. Saruhan Mutasarrıfı İbrahim Paşa üzerine gönderilmiş ise de başarı sağlayamamıştır. Bunun üzerine büsbütün şımarmış ve birçok yeri soyup soğana çevirmiştir. Kınalıoğlu’nun 19 Ocak 1642’de öldüğü tahmin edilmektedir.

Sivrice Bölük: Hicri 1071, Miladi 1661 tarihinde efe olmuştur, şekavete sapmıştır. Manisa ve ilçelerine kadar giderek birçok köyü kasıp kavurmuştur. Kaplan Mustafa Paşa tedibine memur edilmiştir. Yakalanarak kafası kesilmiş ve başı İstanbul’a gönderilmiştir. Öldükten sonra kızanları dağılmıştır.

Baba Kerim: Hicri 1075, Miladi 1665 senelerinde dağda görülmüştür. Eşkıyalık yapan zeybeklerdendir. Başlangıçta meşhur olmamakla beraber sonradan iyice azıtmış ve ismini duyurmuştur. Sultanhisar’ın Salavatlı kasabasından 1-2 kişiyi öldürdüğü bilinmektedir. Takibine memur edilen Dünya Ağa, Kerim çetesini de pusuya düşürerek ortadan kaldırmıştır. Bunun üzerine Dünya Ağa başka zeybeklerle birleşmiştir. Baba Kerim zamanında çevreye öylesine büyük korkular salmıştır ki Sultanhisar Kadısı başta olmak üzere birçok kişi Aydın’a göçmek zorunda kalmıştır. Onu bunu soyarak ve haraç alarak epey zengin olmuştur.

Kara Mehmet: 1665 yıllarında görülen zeybeklerdendir. Manisa’daki sicil kayıtlarına göre Köşk, Sultanhisar veya Arpazlı olması muhtemeldir. Düze inmesi veya ölümü hakkında kesin bilgiler yoktur.

Bölükbaşı Murat: Hicri 1083, Miladi 1671 yıllarında Sultanhisar’dan Murat Dağı’na çıkmıştır. Başlangıçta kızanları ile birlikte dirliği bozmamıştır. Sonradan dağda gördükleri atış talimlerinden sonra yolları kesmeye, kervanları soymaya başlamıştır. Ne zaman ve nerede öldüğüne dair bir kayıt yoktur.

Dağa Çıkanlar, Çete Kuranlar, Çevreyi Korkutanlar
Yahyaoğlu: Yahyaoğlu da Sultanhisar ilçesinden dağa çıkan efelerdendir. Hicri 1080 tarihlerinde Kuzu Hacıoğlu, Karatepeli Mehmet gibi zeybekleri yanına kızan almıştır. Soyduğu ganimetleri eşit dağıtmadığından kızanları ile sonradan aralarında anlaşmazlık çıkmıştır. Bu nedenle kızanları yanından ayrılarak kendi başlarına birer efe teşkilatı kurmuşlardır.

Kurtbali Oğlu: Aslen Köşklüdür. Yahyaoğlu ile aynı tarihlerde efelik yapmıştır. Hicri 1083 yılında oğlu Ahmet’i ve Arap namıyla maruf başka bir zeybeği yanına kızan almıştır. Efelik yaptığı yıllarda Kolçaklı, Kazoğlu, Hamza ve Demircioğlu adındaki zeybekler Kurtbali Oğlu’nun çetesine dahildi. Daha çok parası olup da yemeyen zenginleri soymuş, fakirlere pek dokunmamıştır.

Küçük Katip: Hicri 1096’da dağa çıktı. Germencik ilçesinin Neşetiye köyündendi. Aynı köyden Bayraktar İmam ile Münevver Oğlu’nu yanına alarak dağlarda dolaştılar. Musa Ağa adındaki bir devlet takipçisi bunlarla Güme Dağı’nda çetin bir çarpışmada bulununca korkup efelikten vazgeçtiler.

Sarı Zeybek: İş bulamadığı için yanına üç beş kızan alıp dağa çıkmıştır. Efelerle ilgili araştırmalar yapan B. Ziya Şakir’e göre, bakır gibi teni olan Sarı Zeybek’in yüzüne bakmaya kimse kıyamazdı. Bayağı yakışıklı idi. Karnını doyuracak kadar etrafa zarar vermiştir. Bugün halkın “Muhallebi Çocuğu” dediği cinstendi. “Sarı Zeybek” şarkısı, zeybeklere ve Türk halk müziğine bu zeybekten kalmıştır.

Sarı Zeybek
Sarı Zeybek şu dağlara yaslanır
Yağmur yağar silahları ıslanır
Bir gün olur deli gönül uslanır
Yazık olsun telli doruk şanına
Eğil bir bak mor cepkenin kanına
Uzun olur efelerin bıçağı
Beşyüz dirhem Trablus kuşağı
Yiğit olur şu Aydın’ın uşağı
Aşar gider her gün bir karlı dağı…

Yalvaçlı Osman: Isparta’nın Yalvaç ilçesinin Kustuk köyündendi. Elinden kanlı bir kaza çıkmış, bunun üzerine dağa çıkarak efelik yapmaya başlamıştır. Karnını doyurmak için her adım attığı yerde o bölgeyi soyan diğer efelerle çatışmıştır. Buralarda barınamayınca yakalandı, Konya Cezaevi’ne kapatıldı. Biraz çılgınca idi; herkesi tehdit eder ama bir şey yapamazdı. Bir gece Konya Cezaevi’nde bulunan Ermeni bir zaptiye tarafından öldürülmüştür. Buna rağmen ismini tarih kitaplarına yazdırmayı başarmıştır.

Beş Kardeşler: Kurtbalioğlu’nun dağa çıktığı tarihlerde dağa çıkan efelerdendi. Nazilli’nin Kestel köyündendir. Köydeki aile adlarına Köleoğulları denirdi, herkese kölelik yaparlardı. Beş Kardeşler efeliğe başladıktan sonra Sultanhisar, Tire ve Ödemiş taraflarında dolaşmışlar; etrafa saldıkları korku nedeniyle çevreyi soyup soğana çevirmişlerdir.

Sonraki Dönemde Adı Duyulan Efeler

Veli Beyoğlu: Hicri 1101’de Aydın dağlarında görülmüştür. Nereli olduğuna dair kesin bir bilgi yoktur. Topal Yusuf isimli bir efe, Veli Beyoğlu’nun önemli kızanlarından birisi idi. Aşiretlerden birçok kişiyi yanına kızan olarak almıştır. Başlangıçta zayıf olan çetesini güçlendirdikten sonra işi epeyce azıtmıştır. Şekavetlerinin sicillere eksiksiz yazılması için emir bile çıkmıştır.

Koca Mehmet: Hicri 1102-1105 tarihlerinde başına topladığı kızanlarla efeliğe başladı. Turgutlu Voyvodası Altıparmak Oğlu tarafından ortadan kaldırıldı.

İnce Ali Oğlu: Hicri 1102’den sonra Nazilli dolaylarında, Kestel köyünde türedi. O sırada Bozdoğan taraflarında efelik yapan Osmanoğlu’nun zeybekleri dağılmış olduğundan bunun kızanı olmuştur. Osmanoğlu’nun katılımı ile ünü iyice etrafa yayıldı, zeybekleri çok arttı. Eyyüp Oğlu gibi zamanın meşhur efeleri bile İnce Ali Oğlu’nun yanında yer aldılar.

Solak Oğlu: Aslen Sultanhisar civarındandılar. Güzelhisarlı Abaza ve Köşklü Veli çetelerini yardımcı olarak kullandılar. Silahdar Tarihi, bunların efelik yaptığı yıllarda 80 kadar başın kesildiğini ve Hicri 1109 yılına kadar düzenliğin iade edilmediğini yazar.

Mustafa Zeybek: Hicri 1150 tarihlerinde hükümet ile anlaşamayarak dağa çıkan Mustafa Zeybek, Aydın köyleri eşrafındandı. Kendisi Kara Osman lakabı ile anılmıştır. Hükümetten hoşnut olmayan bazı zeybekleri başına topladı, etrafa fazla zarar vermeden dağlarda dolaştı.

Sarı Beyoğlu: Hicri 1151 yılında görüldü. Muhitteki baskısı ve talanı hükümeti endişeye düşürdü. Şam Valisi Kazıkçı Hüseyin Paşa takibine memur edildi. Uzun zaman yüze inmesi ve öldürülmesi için uğraşıldıysa da muvaffak olunamadı. Sonunda yine bir yolunu bulup Kazıkçı Hüseyin Paşa tarafından öldürüldü.

Sinan Oğlu: Nazilli’nin Yağdere köyünde zuhur etti. Hicri 1246-1650 yıllarında başına topladığı zeybeklerle dağa çıktı. Tabanlı Çeşme’de bir çatışma sırasında öldürüldü.

Hikâyesi En Çarpıcı İsimlerden Biri

Sağıncalı Veli: Aydın civarında dolaşan aşiretlerden birisine mensuptu. Bergama civarına yerleştikten sonra bir zenginin kahyası oldu. Ağanın malını kendisinden daha çok yediği için arası açıldı; siciline bu durum ihanet olarak işlendi. Kahyalıktan men edilince efeliğe başladı. Sonradan beyin nikâhlı karısını istedi. Ağa, Veli’nin şerrinden kurtulmak için İzmir’e kaçtı. Veli, İzmir’de hükümet makamlarına haber göndererek eski ağası Abdülfettah’ın Bergama’ya karısı ile birlikte gönderilmesini istedi. Dediği olmayınca Karaburun Voyvodası’nın da yardımıyla 3.500 kişi toplayıp İzmir üzerine yürüdü. Abdülfettah Ağa bunun üzerine karısı ile birlikte Kütahya’ya kaçtı. Kadı da hareminin Veli’ye nikâh edilmesine hüküm verdi. Abdi Paşa böyle bir zeybeğin ve zorbanın takibi için emir aldı. Fakat Veli, aldığı kadının başını kendi eli ile kopardı. Sonra yakalandı, öldürüldü.

Toy Oğlu: Aslen Denizli’nin Tavas ilçesindendir. Efelik sayesinde çok para, pul ve mülk edinmiş, zenginlik içinde yaşamıştır. Atçalı Kel Mehmet bir ara bu efenin yanında kalmıştır. Atçalı Kel Mehmet’in Aydın Baskını için bu efeden öğüt ve direktif aldığı söylenir. Tavaslıların birçoğu Toy Oğlu’nu kendilerine örnek alarak efelik yapmaya başlamışlardır ama hiçbirisi Toy Oğlu kadar çevreyi soyamamıştır.

Related posts

Görsel NFT’ler Sanatın Değerini yükseltti mi?

Bezirgânbaşı Oyunu

Nisan 2026’da Öne Çıkan Konserler