- Klinik Psikolog Süveyda Burçak Eris klinikpsk.suveyda@gmail.com
Çoğu zaman mutluluğu bir şeylere sahip olmakla karıştırıyoruz. Daha iyi bir işi, evi, unvanı veya maddi kazanımları mutluluğun kaynağı olarak düşünüyoruz. Bu tür kazanımlar elbette hepimizi mutlu eder ama ne yazık ki hepsi kaybedilebilir faktörler. Mutluluk bu kazanımları elde etmekle gelir ve kaybetmekle gidebilir. Aslında bu mutluluklar “bağıl mutluluk” olarak adlandırabileceğimiz türdendir; dış koşullara bağlıdır ve kırılgandır. Bir gün elde ettiğiniz başarı, ertesi gün farklı bir durumla karşılaştığınızda eskisi kadar iyi hissettirmeyebilir. Bu yüzden mutluluğu sadece sahip olduklarımıza dayandırmak bizi kolayca savunmasız bırakır.
Dışsal Kaynaklara Bağlı Mutluluk Neden Kırılgan?
Dışsal koşullar, hayatın doğal bir parçası olarak sürekli değişir. Bir iş kaybolabilir, bir proje beklediğiniz gibi gitmeyebilir, ilişkilerde değişiklikler olabilir… Eğer mutluluğumuzu bu dışsal koşullara bağladıysak, iyi hissetmek de onlara bağlı olur ve kolayca sarsılır. Bu kırılganlık çoğu zaman farkında olmadan ruh halimizi etkiler. Sabah iyi uyanıp günün ilerleyen saatlerinde küçük bir aksilikle sarsılmış hissetmek, bu durumun doğal bir sonucudur. Mutluluk, başkalarının davranışları veya koşulların değişmesiyle gidip gelen bir his haline gelmiş olur.
İçsel Kaynaklar ile Sarsılmaz Mutluluk
Mutluluğu içsel kaynaklara bağlamak, onu sarsılmaz kılar. Umut, şükran, hayatın anlamını bulma ve affedebilme gibi içsel güçlerimiz, dalgalanan hayat koşullarına rağmen bizi dengede tutar. En güzel yanı, bu güçler tamamıyla doğuştan gelen yetenekler değil; öğrenilebilir, geliştirilebilir ve zamanla alışkanlık haline getirilebilir. Kalıcı mutluluk, bir şans işi değil; pratiğimiz ve irademizle mümkün olan bir şeydir.
Küçük Adımlarla İçsel Güçleri Geliştirmek
İçsel güçleri geliştirmek için büyük adımlar atmaya gerek yok. Her gün küçük bir şükran pratiği yapmak, hayatın olumlu yanlarını fark etmek ve kendimize veya başkalarına karşı daha affedici olmak, içsel mutluluğu besler. Bu alışkanlıklar zamanla karakter haline gelir ve dış koşullar değişse de mutluluk sarsılmaz olur. Örneğin bir gün iş yerinde beklenmedik bir değişiklik yaşasak da içimizdeki umut, şükran veya duygusal esneklik sayesinde dengeyi kaybetmeyebiliriz. Bu, mutluluğu sadece elde ettiklerimize bağlamadığımızda ortaya çıkan bir dayanıklılıktır.
İçsel Güçlerle Huzura Ulaşmak
Sonuç olarak, gerçek mutluluk dış koşullara bağlı değildir. Kaybedilebilecek şeyler üzerinden hissettiğimiz mutluluk geçici, ama içimizde geliştirdiğimiz güçler sayesinde elde edilen mutluluk kalıcıdır. Hayat değişse de içsel kaynaklara sahip olduğumuzda dengeyi kaybetmeyiz ve kendimize dönebiliriz. Bu yüzden mutluluk, sahip olduğumuz şeylerde değil, psikolojik becerilerimizde saklıdır.