Gelen vurur giden vurur, vursunlar boş ver.
Gördüğünü görme, duyduğunu duyma derler.
Aciz gördüklerini top gibi sektirirler.
Kaya gibi dimdik dur, yoksa tekmelerler.
Her yediğim darbe ömrümden alıyor.
Şu çileli dünyanın derdi bitmiyor.
Yaş etin dayandığına dağlar dayanmıyor.
Bir taş gibi duygusuz ol, yoksa parçalarlar.
Hayat çizgimi acıyla, dertle çizmişler.
Açtıkları yolları taşla döşemişler.
Sırtıma da çeker diye dert yüklemişler.
Çelik gibi sert ol, yoksa ezer geçerler.
Elbet her kul faniden bekaya yönelecek.
Ektiği her tohumu teker teker biçecek.
Son nefesinde belki de son kez gülecek.
Pişman olup “helal et hakkını” diyecekler.