Eskilik Dostluk Değildir

Yazar Ramazan Turhan

“Sırf onları uzun zamandır tanıyorsun diye kötü arkadaşlara takılma.”

Bu söz, insan ilişkilerinde en sık düştüğümüz tuzağı anlatıyor: Eskiliği, değere karıştırmak.
Birini yıllardır tanıyor olabilirsin.  Aynı sokaktan geçmişsinizdir, aynı sofralarda oturmuşsunuzdur, aynı acılardan geçmişsinizdir. Ve zihninde şu düşünce oluşur: “Bunca şeyden sonra, ondan kopamam.” Ama gerçekte o kişi sana zarar veriyor olabilir. Sana engel oluyor, enerjini tüketiyor, seni küçültüyor olabilir. Sırf eski diye yanında tutmak, çürük bir dalı hâlâ yeşerir sanmaktır.

İnsan ilişkilerinde en tehlikeli şey, alışkanlıktır. Çünkü alışkanlık, zehirle balı birbirine karıştırır. Kötü bir arkadaş, senin değerlerini küçümser ama sen buna “o hep böyleydi, alıştım” dersin. Kötü bir arkadaş, seni yanlış yollara sürükler ama sen “onu yalnız bırakamam” dersin. İşte böyle böyle, kendi yolculuğunu başkasının bataklığına saplarsın.

Geçmiş, bir bağ kurar ama o bağ her zaman sağlıklı değildir. Zincir de bir bağdır. Ayağına vurulmuş zincir, seni geçmişine bağlar ama geleceğine götürmez. İşte kötü arkadaşlık da böyledir: Sen yürümek istersin ama zincir izin vermez.

Bir insanın karakteri, sana ne verdiğiyle ölçülür. Yanındayken ruhunu büyütüyor mu, yoksa küçültüyor mu? Sözleri seni cesaretlendiriyor mu, yoksa kırıyor mu? Paylaştığınız anlar seni besliyor mu, yoksa tüketiyor mu? Bu soruların cevabı “hayır” ise, sırf eskiden tanıyorsun diye yan yana yürümek zorunda değilsin.

Unutma, bir dostluğun uzunluğu kalitesini belirlemez. Beş ayda seni zirveye çıkaran biri, beş yıldır yanında olan ama seni aşağı çeken birinden daha değerlidir. İnsan hayatında süreklilik değil, etki önemlidir.

Bazen de kötü arkadaşlıkların farkına varmazsın, çünkü içinde büyüdüğün ortam sana normal gelir. Çevrende herkes birbirini kırıyorsa sen kırılmayı doğal sanırsın. Çevrende herkes hayallerle alay ediyorsa sen hayal kurmayı boş zannedersin. Ama dışarı çıktığında anlarsın: Aslında bu, normal değilmiş. Sen yıllarca yanlış bir aynada kendine bakmışsın.

Kötü arkadaş yalnızca seni değil, seni sevecek olan geleceğini de engeller. Yanında olduğu sürece, yeni insanlara kapın kapalıdır. Çünkü enerjini tüketmiştir, güvenini kırmıştır, seni bir kafese hapsetmiştir. İyi insanlar yaklaşsa bile, senin gözün kararmıştır. O yüzden kötü arkadaşlık, sadece geçmişte değil, gelecekte de iz bırakır.

Ama işte zordur… Kopmak kolay değildir. Çünkü geçmiş, bir duygusal borç gibi boynuna asılır. “O zaman bana yardım etmişti” dersin. “Beraber çok şey yaşadık” dersin. Ama unutma: Bir iyilik, sonsuza dek her kötülüğü affettirmez. Birlikte yaşanmışlık, geleceğini ipotek ettirmez.

İyilik edenle vedalaşmak zor değildir, çünkü iyiliği içindedir. Ama kötülüğün ağırlığını taşımak, sana zarar verir. Ve bil ki gerçek dostluk, seni suçluluk duygusuyla yanında tutmaz. Gerçek dostluk, özgür bırakır.

Bazen yalnız kalmayı göze almak gerekir. Kötü arkadaşlardan ayrılınca başta boşluk olur. Ama o boşluk, doğru insanlara yer açar. Çünkü hayat, boşluğu sevmez. Sen birini bıraktığında yerine mutlaka başkası gelir. Eğer o kötü arkadaşa hâlâ bağlıysan yeni insanlara yer yoktur.

O yüzden kendine şunu hatırlat: Eskilik, dostluk değildir. Uzun zaman, doğruyu garanti etmez. Yanlış insanla bir ömür geçirmek, doğru insanla bir an yaşamaktan daha acıdır. Çünkü doğru insan bir anıyla bile seni iyileştirir, yanlış insan bir ömrüyle bile seni tüketir.

Kimin yanında olduğuna değil, yanında kim olduğunda kim olduğuna bak. Eğer kendini daha cesur, daha güçlü, daha diri hissediyorsan işte orası dostluktur. Ama yanındayken küçülüyorsan sırf yıllar geçmiş diye sürdürme. Çünkü ömür kısa, yol uzun. Ve o yol, kötü yol arkadaşlarını taşımayacak kadar kıymetli.

Related posts

İçimdeki Ses…

Sorunu Konuşmak Yerine Çözüme Odaklanmak

Aynadaki Yabancı ve Sessiz Vedalar 1. Bölüm