Depro: (Kapı eşiğinde, elinde eski hırka ve yarım kalmış bir poşet bayat çekirdekle dikiliyor) “Ya Hu… Yine mi aynı muhabbet? Ne naniki, ne gülmesi? Bak
Elif, hayatı boyunca aşkı kristal gibi taşımıştı; kırılmasın diye nefesini tuttuğu, parlasın diye ruhundan ödün verdiği bir kristal. Onun için sevmek, söylenen her yalana beyaz
“Çatur çutur yanan sobanın etkisiyle yumuşacık olan banyoda, küçücük bedenimize kırk yıllık temizlik yaparcasına atılan kesenin yorgunluğu ile saçımı tararken uyuyup kaldığım babamın huzur dolu
Orada her zamanki yerinde duruyor işte. Artık sabahları onu göreceğim için uyanmaya başladım. Önceleri onu gördüğümde bütün hücrelerim dile gelir: "Hah, geliyor, tipine tükürdüğüm; kasıla
İnci Parlak Bazen varlığı içimi bir bahar sabahı gibi ısıtıyor. Kalbimde çiçekler açıyor, dünya yumuşuyor, ben hafifliyorum. Ama bu anlar hep kısa sürüyor… Çoğu zaman