Aile olmak sadece kan bağı ile ilgili değildir. Asıl mesele aynı ahlak, aynı duygu, aynı hassasiyeti taşıyabilmektir. Birbirlerini duymayan, yargılayan bireyler, aynı çatı altında ayrı
İnsan unutandır! İyi ki de unutandır. Yoksa onca acıya, korkuya, özleme, ayrılığa nasıl tahammül ederdi. En büyük acı, kimine göre evlat acısı, kimine göre baba,
Keskin soğuk kemiklerine kadar işlemişti Nevin’in. Hayatının en farkındalıklı anını yaşıyordu aynı zamanda en çaresiz anıydı. Rüyada bile olsa. Nefesi bile buhara dönüşüyordu. Karşısında puslu
Ben bir ödül aldım. Koca Çınar kitabımla ‘’Değerler Eğitimi Dalında.’’ Bu ödül, kimileri için önemsiz, kimileri için ise emek karşılığı, hak ediş. Katıldığım yarışmada kitabım
Dostluk her gün iletişim kurmak değildir. Bazen hiç konuşmadan da anlaşabilmektir. Kalabalıklar içinde olsan da tek kalsan da yalnız hissetmemektir. Dost bazen en mutlu anına
Hayaller; çoğu insan için boş iş, uzak ihtimal gibi dursa da aslında birer yol haritasıdır. Onca hayali gerçekleşmiş bir yaşam koçu olarak şunu net söyleyebilirim
Bir Aysel’imiz vardı. Yaşamın içinden sessizce gelip geçen ama izini derin bırakan. Duruşuyla, bakışıyla, konuşmasıyla farklı olan. O en çok poşetleri severdi. Evine gelen herkesten
Sana gitme diyemedim ya! Yıllar geçti, Yollar bitti. Ama sen içimden gitmedin. Sana gitme diyemedim ya! Bu yüzden muhakkak bir gün, Yine karşılaşacağız. Bir sokağın
Yıllardır içimde dert olan eksik parçam, oyuncak bebeğim… Bunu ancak yaşayan bilir! Ne kadar istesem de olmadı, alamadık çocukken bir bebek. Bende tülbentten bebek