İstanbul’un Fethinde Gemiler Karadan Yürütüldü mü?

Çağlar DİDMAN
İstanbul’un fethi denilince akla gelen en önemli olaylardan ikisi, Ulubatlı Hasan’ın sancağı surlara dikmesi ve gemilerin karadan yürütülmesi hadiseleridir. Peki, gerçekten gemiler karadan yürütüldü mü? Yürütüldüyse hangi yöntemler kullanıldı? Hangi güzergâh takip edildi? Gelin, bu soruların cevaplarını birlikte arayalım.

Fethe tanıklık eden veya fetihten hemen sonra eserlerini kaleme alan yerli ve yabancı kaynaklar: Tursun Bey, Bihiştî, Barbaro, Kritovulos ve Dukas gemilerin karadan yürütülmesi hadisesini doğrulamaktadır. Fakat bu gemiler, zannedildiği gibi yüksek bordalı büyük gemiler değil, daha çok kadırga ve çektiri tarzı küçük gemilerdir. Bu organizasyonun amacı, Haliç’e Osmanlı güçlerini sokarak Bizans’ın savunma gücünü bölmek ve üst üste gelen başarısız hücumların ardından bozulan askerî motivasyonu yeniden yükseltmektir.

Aslında gemiler, zannedildiği gibi bir gecede hazırlanıp denize indirilmemiştir. Kaynaklara göre hazırlıklar, Rumeli Hisarı’nın inşası sırasında başlamıştır. Gemilerin yürütüleceği yollar temizlenmiş, kütükler döşenip yağlanmış ve gemiler, bir çeşit makara sistemiyle bu yoldan çekilerek Haliç’e indirilmiştir.

Peki, gemiler hangi güzergâh takip edilerek Haliç’e indirildi? Genel kanıya göre Tophane-Kasımpaşa hattı öne çıksa da bu hat, hem dik coğrafyası hem de Cenevizlilerin kontrolündeki Galata’ya yakınlığı sebebiyle pek mümkün görünmemektedir. Dönemin kaynaklarına göre, “Çifte Sütunlar” denen bugünkü Kabataş-Dolmabahçe noktasından Kasımpaşa’ya uzanan rota daha olası görülmektedir. Hatta tarihçi Gelibolulu Mustafa Âlî’ye göre gemiler, bu hatla birlikte Okmeydanı’ndan başlayan ayrı bir hat üzerinden, aynı anda iki kol hâlinde Eyüp Sultan’ın karşısından Haliç’e indirilmiştir.

Gemiler hem Çifte Sütunlar mevkiinde hem de rota üzerindeki ormanlık alanda hazırlanmış ve bu güzergâhı takip ederek Haliç’e ulaştırılmıştır. Özetle, gemilerin karadan yürütülmesi, Fatih’in projesi olarak yaklaşık bir yıl öncesinden planlanmış; Dolmabahçe-Kasımpaşa hattı takip edilerek 21-22 Nisan 1453’te Haliç’e indirilmiştir. Bu olay, şehri düşüren ana unsur olmamakla birlikte, Bizans’ın savunma gücünü bölmüş ve dağılmaya yüz tutmuş Osmanlı ordusunu yeniden ayağa kaldırmıştır.

Kaynak: Feridun Emecen-Fetih ve Kıyamet

Related posts

Nâ-Temessük

Bakışın Yönü

Dijital Gözetim: Veri Çağında Mahremiyetin Yeni Sınırları