Kapalı Çarşı

Vildan BAHÇACI
Sabahın ilk ışıkları,
Bakışların mahmurluğunda saklı bir telaş.
Geceden azade insanları,
Kapalı atmosferi gibi, farklı ve salaş.
Resmederken asude hayata birtakım sırları,
Öyle ki tüm zamanlar canlı, meraklı ve arkadaş.

 

İçerisinden lâhza, devran ve ömürler taşar,
Mistik bir atmosfer ziyaretçileri sarmalar.
Yıllanmış kıdemli çarşı, yıkık han ve hamamlar,
Bir bezirgân tebessümüyle beşerî ötelerde tamamlar.
Her bir zaviyesi adeta köhne bir ufka çıkar,
Sanatını, alacalı tonların derununda saklar.

 

Yardan haber veren desenler, yaralı gönülle sırlanır,
Bin bir çeşit koku, hemhâl olur birbirine sırnaşır.
Baharatın rayihası, kuru patlıcanı/biberi bile şımartır,
Kimi aşikâr kimi örtülü lezzetleri, damakları kabartır.
Adı yoktur nakkaşın, maharet ve marifet, nakışla salınır,
Alışveriş bahanedir, alınır nice gönül ve dahi gönüller satılır.

 

Akşamın mahmurluğunda örtülürken kepenkler,
Kapanır besmeleyle açılan türlü türlü hevenkler.
Kulaklar, bakırcılardan gelen son kıpırtıları denkler,
Bırakılır ‘Yarının Sahibine’ hâlihazırdaki cenkler.
Eski çarşının sırrına eren kallavi renkler,
Tarihle yoğrulan ahilik ruhunu çelenkler.

Related posts

Yedi İklimden 

Taif’te Kalan Sükut

Çocuğum Yaz Tatiline Girdi, Peki Şimdi Ne Yapacağız