Gece yeni başlarken hüzün bulutlarının nemi düştü gözlerime. Anlamsız bir sıkıntı kapladı yüreğimi. Sonra birden üşüdüm. Sonra üşümemin nedenini düşündüm; Bu gece, neden bu kadar
Son zamanlarda sıkça karşımıza çıkan bir konu var, “Öz güvenli olsun diye yetiştirdiğiniz çocukların karşı tarafa yaptığı zorbalıkları kimse çekmek zorunda değil” diye… Şöyle ki;
Bir boşluk oluşuyor içimde zaman zaman. Tarifi olmayan ama anlatmaya kalksam kelimelerin yetersiz kalacağı kadar geniş. Göz kapaklarımda yorgun bir savaşçı nefesini tutuyor; ağlamamak için
Hayaller; çoğu insan için boş iş, uzak ihtimal gibi dursa da aslında birer yol haritasıdır. Onca hayali gerçekleşmiş bir yaşam koçu olarak şunu net söyleyebilirim
“Geleceğin odaklanmana bağlıdır.” İnsanın hayatı, gözlerinin baktığı yere doğru akar. Odaklandığın şey, aslında yolunu belirler. Bir çiftçinin toprağa ektiği tohum gibidir bu. Ne ekersen, oradan
Geçenlerde bir haber sitesinde böyle bir başlık gördüm. Çiçeklere merakım gereği açtım ve haber içeriğinin hepsini okudum. Haberin sayfasını süsleyen birbirinden güzel çiçek fotoğraflarına baktım.
Kuş cıvıltısı gibidir çocuk sesi. Yüreğinde çöreklenen acıyı dindirir. Huzur verir ruhuna. Yüzünde güller açar onların yanında. Kalbinde sevgi yeşerir, geleceğe umutla bakarsın. Altın topudur
23 Nisan 1920 tarihimizde çok önemli bir dönüm noktasıdır. Bu tarihte Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) açılarak milli egemenlik resmen ilan edilmiştir. Kurtuluş Savaşı’nın
Göğsüme düşen kor, önce ruhumu yaktı, kavurdu; sonra duygu ve düşüncelerimi. Aklımın acziyeti altında eriyen yüreğime tamiri mümkün olmayan hasar bıraktı. Yangın, kor alevlerini göğsümden
“Hayatını çizgiler çizerek harcayabilir ya da onları aşarak yaşayabilirsin.” İnsanın hayatı, görünmez çizgilerle doludur. Çocukken aile çizer o çizgileri: “Şunu yapma, buraya gitme, böyle konuşma.”
“Tarih ve insan” dedi. Yüreğine düşen kıvılcım harlandı. Yüreğindeki heyecan, yüzüne al oldu. Dili dolandı, kelimeler tutukluydu. Ne kadar da uzun bir zamandı. Fani sevdaları,
“Her gün yaptığın şeyin ürünüsün.” İnsanın kim olduğu, büyük kararlarla değil, küçük tekrarlarla belirlenir. Bir gün içinde yaptıkların, yarınki hâlini inşa eder. Yani sen, bir