Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın En görkemli saatinde yıldız alacasının Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın Rüzgâr
Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır, Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor, Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini. Ormanların en kuytusunu sende gezmekteyim, Senden kopardım çiçeklerin en
Ne vakit bir yaşamak düşünsem bu kurtlar sofrasında belki zor ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden ne vakit bir yaşamak düşünsem sus deyip adınla başlıyorum içim sıra
Aşağıda Orhan Veli Kanık’ın “İstanbul’u Dinliyorum” şiiri, ardından şiirin arka planı ve hikâyesi, ve edebiyat açısından kısa bir değerlendirme var. Metin doğru kaynaklardan derlenmiştir, uydurma
Ağlasam sesimi duyar mısınız,Mısralarımda;Dokunabilir misiniz,Gözyaşlarıma, ellerinizle? Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,Kelimelerinse kifayetsiz olduğunuBu derde düşmeden önce. Bir yer var, biliyorum;Her şeyi söylemek mümkün;Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;Anlatamıyorum.
Hiç gitmediğim hâlde özlüyorum seni, Ey mübarek belde… Hayallerimde süslü, rüyalarımda aydınlık; Sanki oradayım, sanki Kâbe’nin gölgesindeyim. Hasretin bağrımda alev alev yanıyor, Gözyaşlarım hem içime
Uzun ince bir yol, Uzaklaştıkça gurbet olur doğduğun yer, Anlarda gizlidir mutluluk, sevinç, keder… Sessizlikler, sesler Bazı sessizlikler, en derin yanıtları fısıldar… Bazı gülüşler, en