Bugün kalbimizde küçük bir sevgi kapısı aralansın…Kimse görmese de, bilmese de, içimizden ince bir iyilik akıp gitsin. Çünkü iyilik, en sessiz hâliyle bile bir insanın
Yeni yayımlanan kapsamlı bir araştırma, gezegenimizin geleceği hakkında oldukça sarsıcı bir tablo çiziyor. İnsan faaliyetleri nedeniyle dünya bu hızla ısınmaya devam ederse, 2100 yılına kadar
Karadeniz’in derin sularında yürütülen sualtı arkeolojisi araştırmaları, bölgenin geçmişine ışık tutmaya devam ediyor. Varna’nın doğusunda, tam 1100 metre derinlikte, Ortaçağ dönemine ait iki güverteli Genova
İnsan doğduktan sonra bilemez nerede nasıl davranacağını, fakat an olur ki yine aynı insanlar yine aynı beyin frekansında oluyorlar. Bize bazı bilgiler yükleniyor. Hiç bilmediğimiz
İslamiyet öncesi Türk toplumunda, temel ekonomik faaliyet olarak hayvancılık görülmektedir. Türkler bu dönemde at ve koyun yetiştirmektedirler. Yerleşik hayata geçen Uygurlar ise tarımla uğraşmışlar ve
Teknolojinin günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline gelmesiyle birlikte, alışveriş pratikleri de köklü bir dönüşüm geçirdi. Fiziksel mağazalarda yapılan satın almalar, yerini ekranlar üzerinden gerçekleşen
Balıkesir ili, Marmara ilçesine göbekten bağlıyım. Hemen sizlere soyağacımdan bahsedeyim. Efendim! Kendimi nasıl tanıtayım? Vücudum Balıkesir, kollarım Marmara Adası ama kalbim? Evet, kalbim ise Topağaç
İnsan, yaşama dahil olduğu ilk andan itibaren hayat amacının farkındadır. Ancak güvenlik hissi ihtiyacı, bu farkındalığı geri plana iter. Zamanla yaşama adapte oldukça, güven içinde
Her sabah, şehir uyanmadan önce yollar uyanır. Farların titrek ışıkları kaldırımlara düşer, motor sesleri sisin içinden yankılanır. Henüz gün doğmadan başlayan bu hareket, aslında modern
Tarih boyunca insanoğlu transplantasyon düşüncesi üzerine yoğunlaşmış olup sfenksler ve deniz kızları mitolojide birer zenotransplantasyon örneği olarak yerini almıştır. Mitolojide, ateşi Olimpos dağındaki, tanrılardan çalarak