Size kendi içinizden gelen peygamber, Diyor Yaradan, Doğmadı Senin kadar, Ümmetine düşkün olan, Sana çok ağır gelir, Tek kişi bile olsa sıkıntıya uğrayan.
12 Nisan 1972’de Yalova’da doğan Şebnem Ferah, daha çocuk yaşlarda müziğin büyüsüne kapıldı. Evlerinin her köşesini dolduran enstrümanlar, onun ruhunda melodilerin kapısını araladı. Okul orkestralarının
Deniz, odasında birkaç farklı yere mum yakıp koydu. Bu loşluk zihninin karmaşasını daha iyi yansıtıyordu ona. Bunun farkındaydı. Zihninin karanlık yolculuğundan çıkmaya çalışırken savruluşları oluyordu
Rüzgârın getirdiği haykırışlar karşısında sessizliğini bozmuyorsan, bir çelişki girdabına düştün demektir. Düştüğün bu kuyudan ne kadar cebelleşsen de kurtulamazsın. Elindeki ipi çıkmak için kullanmak yerine,
Kahve, kültürümüzde oldukça önemli bir yere sahiptir. Kimi zaman sevincimizin, kimi zaman ise üzüntümüzün ortağı olur. Aslında kahve deyince aklımıza paylaşmak gelir. En makbulü de
"Pembe düşlerin beyaz ülkesinde kimseyi sevmemişlere isyan edip dururdu yetmişli yılların başında Şenay. Herkesin pembe düşlerinin olduğu zamanlardı. Dünya iletişim çağı ile beraber, kopkoyu renklere
Orada her zamanki yerinde duruyor işte. Artık sabahları onu göreceğim için uyanmaya başladım. Önceleri onu gördüğümde bütün hücrelerim dile gelir: "Hah, geliyor, tipine tükürdüğüm; kasıla
Büyük hayallerle başladığı hastanedeki işine erkenden geldi Esma. Hiç böyle hayal etmemişti, işe başlayalı daha beş ay olmuştu ama bu onun için yıllara bedeldi. Kafeteryaya
Bir zamanlar köy meydanının tam ortasında büyük bir taş sahne vardı. O sahne, yıllar boyunca köylüler için en özel alanlardan biriydi. Her yaz, bir başka
Önce esnedim öylesine sonra tek tek parmaklarımı kıtlattım. “Ne olmadığını bulursan ne olduğunu bulursun.” diyen Osho’nun peşinden gitmeye hazırdım artık. Nasıl? Sizce yeterince ilgi çekici
"Kocamın cenazesine gitmedim. Hayır, hiç de pişman değilim. “Nasıl yaparsın böyle bir şeyi?” dedi ablam Emine, kapının eşiğinde dikilmiş, sanki bütün kasabanın dili olmuş gibi