Yetti bana bu hasret, hiç dayanamıyorum. Sabırla helva koruk, ben sabredemiyorum. Gönlüm yorgun, perişan; toparlanamıyorum. Hakk'tan dileğim vuslat; her dem yalvarıyorum.
Çağlar Didman Efsaneler, masallar, hikayeler, türküler ve ninniler bir ulusun kültürünü yansıtan ve nesilden nesile taşıyan önemli unsurlardır. Bunlar ulusların kaderini değiştiren olayların yüzyıllarca zihinlerde
Köyün en sessiz evi, mezarlığın hemen karşısındaydı. Burada oturan Naciye Teyze’nin boyu pek uzun sayılmazdı. Hafifçe kamburu çıkmıştı artık. Yılların yükü sırtına değil de ruhuna
Mırnav beklemeyi sevmezdi. Hele ki karnı guruldamaya başlamışsa… Hayır. O vakit tek bir yol vardı: Görevimiz: iş başa düştü. O gün de yine aynısı olmuştu.
Üsküdar’daki eski bir plazanın gece temizliğinden sorumlu olan Gülbahar Teyze, kova ve paspasıyla ıssız lobide yavaş yavaş ilerliyordu. Yerleri yeni cilalamıştı, camlar pırıl pırıl olmuştu.
Nezaket Hanım, seksenlerin ortasında hafızanın kıyısında yaşayan bir zarafet timsaliydi. Eski edebiyat öğretmeni, şair ruhlu, ama son yıllarda şiirden çok “şey… neydi onun adı…” diyordu. Gündüzleri
"Siyahın asaletinin iyice hissedildiği, gecenin ürpertici yalnızlığının hakim olduğu, ayın en saf ve masum haliyle yanımda olduğunu hissettiğim andı, kalemime sarıldığım an.
Derya, bilgisayar ekranına o kadar uzun süre bakmıştı ki, sayılar gözünün önünde dans etmeye başlamıştı. Derin bir iç çekişle sandalyesine yaslandı. O sırada dükkânın girişindeki
Birçok insanın mitolojiye ilgisi var. Fakat Türk mitolojisi hem çok az biliniyor, hem de kaynaklar yetersiz. İşte tam da böyle bir kuraklığın ortasında karşımıza Bartu
Nilüfer Sedef Sabah saatleri olmasına rağmen güneşin yakıcı sıcaklığı bedenimi sarmıştı. Terlememeye özen gösteriyordum ama nafile… Birazdan yapılacak operasyon için hazırlığımı yapmışken böylesi bir terleme
Zeynep, anneannesini kaybettiğinde 11 yaşındaydı. Miras olarak ona bir sandık dolusu eski eşya kalmıştı. Oyuncaklar, eski albümler, annesinin eski kıyafetleri, takılar… Ve bir de porselen