Kutunun en üste gelen kısmında ise bir zamanlayıcı belirdi. Ben de oraya dokundum. Heyecanım doruktaydı. Çünkü daha önce bana da zamanla uyumlanma görevi verilmişti. Ben
Evrenin nasıl işlediğini anlamaya çalışan insanlık, binlerce yıldır aynı duvara çarpıyor: “Neden buradayız?” Modern bilim atomun kalbini, evrenin sınırını araştıradursun, binlerce yıl önce, antik bilgelik
Spor, insanın yalnızca bedenini değil, ruhunu ve düşünce dünyasını da dönüştüren kadim bir pratiktir. Günlük hayatın durağanlığı içinde çoğu zaman ihmal edilen fiziksel hareket, aslında
Bağışıklık sistemi çoğu zaman yalnızca hücrelerden, antikorlardan ve tıbbi terimlerden ibaret sanılır. Oysa insan bedeni, yaşadıklarını unutmayan bir hafızaya sahiptir. Özellikle çocuk bedenleri… Yetim çocukların
Metalaşma, haatın her köşesini ticari bir değere indirgeme sürecidir; duygular, ilişkiler, hatta zaman bile alınıp satılan birer nesneye dönüşür. Bu kavram, kapitalizmin gölgesinde büyür; bir
Keman, dağın kalbine oyulmuş tapınakta saklanırdı. Ona Telos derlerdi çünkü her ses bir sona değil, bir kökene varırdı. Rivayete göre keman, tanrıların insanlara bıraktığı son
Kasabanın en eski mahallesinde, neredeyse unutulmuş gibi görünen bir ev vardı. Duvarları yılların yükünü taşıyor, çatısı her yağmurda içeriye bir damla hüzün bırakıyordu. Bu evde
Başlangıçta hiçbir şey yoktu denir; ama bu doğru değildir. Başlangıçta su vardı. Çünkü yokluk, ancak suyla düşünülür. Katı olan dirençtir, hava kaçıştır, ateş itiraftır; su
Karnaval, insanın zamana karşı geliştirdiği en eski itiraz biçimlerinden biridir. Takvim yapraklarında birkaç güne sıkışmış gibi görünse de karnaval, aslında zamanın dışına taşma arzusudur. Günlük