İnsan Etinin Tadı (Yazı Dizisi 2)
Ancak net olan şudur ki Haçlılar ilk yaptıkları seferden başlayarak geçtikleri her yere “Tanrı’nın Barışı”nı değil; Avrupa’nın hasta ruhunun ölümünü, zulmünü ve katliamlarını getirmişlerdir. Ne kendi dindaşlarına ne de diğer dinlerden olanlara karşı merhamet göstermişlerdir. Bu durum takip eden yüzyıllarda da böyle devam edecektir.
Haçlıların İstanbul’da yaptıklarının izlerinin yüzyıllar boyu silinmeyen etkisi Bizans kaynaklarında ve sonradan yapılan sayısız çalışmada anlatılmıştır. İmparator Alexios’un kızının yazdıklarına göre, Haçlı askerleri şehri yağmaladılar, insanları kadın erkek ayrımı yapmadan öldürdüler, bebekleri mızraklara takarak kızartıp yediler. (Sorularla Haçlı Seferleri, s.60) Haçlıların insan eti yedikleri vakası, pek çok insan için abartı veya yalan gibi görünse de kendi kaynakları ve kayıtları da bunu yazmaktadır. Onların içerisinde okuma yazma bilenler, din adamları da vardır ve bunların tuttukları günlüklerin çok azı dilimize çevrilmiştir.
Haçlılar gibi korkunç insan sürülerinin önlerinde eğer Türk engeli olmasaydı neler yapabileceklerini hayal etmek bile mümkün değildir. Bu gerçeği Avrupalı tarihçiler de belirtmektedir. Buna rağmen Amin Maalouf, zihnindeki yüzlerce yıllık Türk alerjisini aşamamıştır. Haçlı sürüleri daha ilk duraklarından biri olan Belgrat’ı yağmalamışlar ve 4000 insanı katletmişlerdir. İlk başlarda Yahudileri kâfir kabul edip onları katletmişler ardından Ortodoksları da öldürmekten çekinmemişlerdir.