Şimdinin Kadınları Çok Rahat, Eskinin Kadınları Öyle Miydi?
Ne Çok Yoruluyor Ne Çok Eziliyorlardı!
Eski zamanların iş yükünün ağırlığı, teknoloji çağının verdiği makineleşme ile hayatın kolaylaşması, oldu bitti kıyaslanan bir konudur. Peki, gerçekten eskiden kadınların yükü daha mı çoktu? Şimdi ki kadınlar da mı rahat? Hadi bir bakalım.
Evet, eskiden çamaşır makinası yoktu, çamaşırları elde yıkamak büyük külfetti ama çocukların ve yetişkinliklerin şimdi ki kadar çok kıyafeti yoktu. Eskiden çamaşırlar biriktirilir ve iki hafta da bir yıkanırdı. Şuan ise ortalama üç, dört kişilik bir ailenin her gün makine çalıştırması gerekmektedir. Çeşit çeşit havlular, nevresimler, tüller, fonlar, perdeler de cabası… Yıka yıka bitmeyen bir çamaşır ve ütü döngüsü var artık.
Bulaşıklara gelince; eskiden yemek her neyse ortaya konulur herkes tek bir kaptan yerdi. Bulaşık da haliyle iki tabak, iki bardak, çatal kaşıktan ibaret olurdu. Şimdi öyle mi peki? Artık çekirdek aile içinde bile tek tek servis açılıyor, sunum hazırlanıyor. Hele bir de misafir gelmeye gör. İkramlıkların, çeşitlerin ardı arkası gelmiyor. Yemeği, çayı, kahvesi, meyvesi ve hepsi de sunumlu… Var gerisini sen düşün! İki makine bulaşıkla ve elde yıkanan tencerelerle tepsilerle saatlerce süren mutfak temizliği…
İki odalı, birkaç küçük camlı, küçük holü olan; daracık mutfaklı, dolapsız, raf sistemlerinden ve tek banyolu evlerden; büyük odalara, büyük balkonlara, büyük bahçelere, uzun, geniş pencerelere geçiş yaptık. Sarı saplı ot süpürge ile on beş dakikada süpürülen evlerden, robot yardımı ile dahi evin tozuna, dağınıklığına yetişemez olduk.
Bir de dikkatimi çeken bir konu var ki; eskiden annelerimizin, büyüklerimizin yaptığı el işi örgüler, danteller, etamin işlemeler o kadar zahmet isteyen ve zaman isteyen uğraşlar ki… Demek ki o kadar ağır iş yüklerini vakitlice halledip üstüne de saatlerce uğraşacakları el işlerini yapabilecek zamanları kalıyordu. Şimdi düşünüyorum da çalışan kadınların artmasıyla hem çalışma hayatına zaman harcayıp hem ev işlerine koşturmaktan ekstra bir hobi ile uğraşmak nerdeyse imkânsız. Ev hanımları da çocukları okula götürüp getirip, evi günlük temizleyip, yemek yapıp, biraz dinlenmeye anca zaman bulabiliyorlar.
Yani diyeceğim o ki; ben, eski yeni ayrımı yapamıyorum. Kadınların her dönem yükü fazlaydı. Zamanın şartları getirileri, götürüleri bir şeklide kadına yeni iş yükleri oluşturdu. Ev işlerine destek olmayanlar ise “ne yapıyorsunuz da şikâyet ediyorsunuz?” diye kadınların üstüne varabiliyorlar. Hani madem eskiden iş, güç daha ağırdı o zaman neden o kısır, ev işi döngüsünde kadınlar niye tek başınaydı. Bilmeyene kıyaslama yapmak çok kolay. Uzaktan davulun sesi hoş gelir misali…
Yine son bir kıyaslama yapacak olursak çocukluğumda ben, kardeşlerim ve yaşıtlarım hep annesine yardım ederdi. Evde ne iş yapılacaksa paylaşılır, annenin yükü hafifletilirdi. Zamanımızda da yeniden bu düzenin kurulması ve hem çocukların hem de eşlerin eve destek olmasından yanayım. Aksi takdirde tükenmiş bir anneyi el birliğe ile oluşturmuş oluruz. Aile birliği için hep diyoruz ya sohbet, muhabbet, paylaşım, vefa ve sadakat gerekiyor diye aynı zamanda empati ve destek de gerekiyor.
Bu satırları tüm hem cinslerime bir destek ve tükenen annelere yardımcı olunması yolunda farkındalık için kaleme alıyorum. Umarım küçük de olsa bir etkisi olur.