Yazar Orhan Özer
Gün boyu çalışıp yorulan Hoca, akşam yemeğini yedikten sonra dinlenmek için koltuğa oturup ayaklarını uzatmış. Gel gör ki tam da o esnada kapının zil sesi duyulmuş. Meğer birkaç komşusu Hoca’ya akşam oturmasına gelmiş. Bu vakitsiz ve habersiz gelişe Hoca’nın biraz canı sıkılmışsa da “Misafir baş üstüne” desturuyla onları güler yüzle karşılamış.
Önce çaylar içilmiş ardından kahveler. Uzun uzadıya muhabbet edilmiş. Saat hayli geç olmasına rağmen ne bir türlü sohbetin sonu gelmiş ne de misafirler kalkmaya niyetlenmiş. Yorgunluktan iyice uykusu gelmiş. Başlamış esnemeye, belki anlarlar da kalkarlar diye. Ama ne fayda kimse oralı olmamış. Farklı bir çare arayan Hoca:
– Hanım çocukları yatırdın mı, uykusu gelmiştir onların. Sabah erken kalkacaklar, demiş ise de aldırış eden olmamış. Hoca biraz düşünüp sakalını sıvazladıktan sonra:
– Komşular çekinmeyin, rahat oturun, demiş.
Bu söz üzerine misafirler oturuşlarını yenilemek için biraz doğrulunca, Hoca da bunu fırsat bilip hanımına:
– Hanım hanım, misafirler kalkıyor! Ayakkabılarını düzelt, diye seslenmiş.
Tabi Hoca öyle deyince, misafirler tekrar oturmaya utandıklarından Hoca’dan müsaade isteyip evlerine gitmişler.
Yazarın Kitabı
1 Comment
Gülümseten ve dahi düşündüren bir öykü okudum kalemizden. Yüreğinize sağlık