Yazar Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bir yürek ister fedakârlık. Cesaret ve sabır ister. Sevginin gücü getirir o sabrı ve cesareti. Sanatkâr ruh işidir. Duygusallığı, cömertçe verebilmeyi gerektirir.
İnsanı, insan gibi yetiştirmekten bahsediyorum. Hâkimler, doktorlar, avukatlar yetiştirmekten değil; adaletli hâkimler, vicdanlı doktorlar, hakikat yanlısı avukatlardan bahsediyorum.
Çalışkan olmayı, edebi, birbirine saygı duymayı, küçüklerini sevip korumayı, büyüklerini saygıyla hürmet etmeyi öğreten öğretmenlerimizin saygıyla önünde eğilmeyi kendime görev bilirim.
Elbet ilk öğretmen annedir. Temel, ana rahmine düşünce atılır. İnşası ise öğretmenlerin elindedir. Evlatlarımızı yetiştiren öğretmenlerin günü, bir günle sınırlı olmamalı bana göre. Her insan öğretmenlik yapamaz. Vefakâr, fedakâr, şefkat doludur onlar. Yoksa hangi güç onlarca çocuğa, ana baba gibi şefkatle sarılır, sabırla sarar sarmalar.
O sıcacık yüreklerin sevgi dolu bakışları; masum yavruların yüreklerinde yeşermeye çalışan kin ve nefreti siler, süpürür. Taze fidan gibi eğer bükerler. Hamur gibi yoğurur, istedikleri şekli verirler.
Öğretmen, bir sanatkâr gibi nakış nakış, dantel gibi işler minik yürekleri. Her biri ayrı ilgi ister, her biri sarılıp bağrında yaslanmak ister. Gönüllerinde ki o yüce sevgi olmasa, ne sabır ne güç ne de soluk yeter.
Öğretmenlik kutsal bir meslektir. Efendimizin en hassas olduğu nokta, çocuklara olan hassasiyettir. Bu hassasiyettir kutsallığının sebebi. Hiçbir kelime öğretmenleri anlatmaya yetmiyor, yetmeyecek. Bugün Öğretmenler Günü. Ben de Allah’ın razı olduğu bu kutsal mesleği icra edenlerin gününü yürekten kutluyorum. Saygılarımla…