Şairlerin Sultanı Bâkî Osmanlı’nın parlak döneminde yaşayan Bâkî, edebiyat dünyasında bir yıldız gibi parlıyor. Asıl adı Mahmud Abdülbâkî olan bu şair, 1526’da İstanbul’da doğdu ve
İslamiyet, 7. yüzyılda Arabistan’da doğdu ve kısa sürede geniş bir coğrafyaya yayıldı. Mekke’de doğan Hz. Muhammed, insanlara yalnızca Allah’a inanmayı ve doğru yaşamayı öğütledi. O
Başlangıç ve Hz. Ebubekir Hz. Muhammed’in vefatından sonra Müslüman topluluk yeni bir lider aradı. İlk halife olarak Hz. Ebubekir seçildi. O, İslam toplumunu bir arada
Dünyada barışı korumak, ülkeler arasındaki sorunları masada çözmek ve insanlığa daha yaşanabilir bir gelecek sunmak için kurulan en büyük çatı örgütü Birleşmiş Milletler (BM)’dir. İkinci
Edebiyat dünyası, yaşanmışlıkların imbiğinden süzülen taze bir solukla tanışıyor. Hemşirelik yıllarını hastalarını birer “misafir” ağırlama inceliğiyle tamamlayan Nilgün Babacan, profesyonel iş yaşamındaki bu derin insan
Bak seninle baştan anlaşalım anne kadın. Çevremde başka yazar olmadığı için hikâyemi sana yazdırıyorum. Çok heveslisin bu hikâyeyi yazmaya ama şurada anlaşalım: Hiçbir kelimesine dokunmadan
Günümüzde haberleri, videoları, reklamları ve sosyal medya paylaşımlarını her an görüyoruz. Telefonlarımızdan, tabletlerimizden ve bilgisayarlarımızdan sürekli bilgi akıyor. Ancak bu bilgilerin hepsi doğru, tarafsız ya
Kültürel Buluşma Noktaları Film festivalleri, yalnızca sinema endüstrisinin vitrinleri değil; aynı zamanda kültürel buluşma alanlarıdır. Cannes, Berlin ya da İstanbul Film Festivali gibi etkinlikler, farklı
Kadim Simgelerden Psikolojik Haritalara Ezoterizm, bilgiyi yalnızca aktarmakla yetinmez; onu semboller, ritüeller ve anlatılar aracılığıyla dönüştürür. Bu yönüyle ezoterik gelenekler, insan zihnini eğitmeyi değil, yeniden
Rüyalar, Semboller ve Ezoterik Yorumlar Rüyaların Kültürel Hafızası Rüyalar, insan zihninin en eski sahnesi olarak kültürlerin ortak hafızasında derin izler bırakır. Antik toplumlar rüyaları yalnızca
Kar ilk kez yağdığında Erdem bunun bir doğa olayı olmadığını anlamıştı. Çünkü kar sessiz değildi. Her tanesi yere düştüğünde içindeki bir anıya çarpıyor, onu uyandırıyordu.
Dünyanın bir ucundan diğer ucuna uzanan tozlu yollar, sadece tüccarların geçtiği rotalar değil, medeniyetlerin kaderini belirleyen devasa ağlardı. İnternetin ve uçakların olmadığı zamanlarda, kıtaları birbirine