Gülçin Granit Güneş ihtişamlı cazibesiyle yedi renkli başını alıp gitmeden önce kollarını sarkıtarak yeryüzünün tüm renklerini sildi ve ortalığı zifiri karanlığa boyadı. Bu öyle bir
Bike S.Demirkız Adını yazmayı öğrenmeden önce yalan söylemeyi öğrettim Zeynep’e. İnsanların yumuşak, saf olduğunu; bir hikâyeyle kandırılmaya razı olduklarını söyledim. Paramız yoktu belki ama hikâyemiz
Ertan Armağan Kırmızı bir BMW, ana yolda diğer arabaları bir bir geçerek ilerliyordu. Hız göstergesindeki sayı yüz sekseni geçtiğinde Barış, tutunma kolunu sıkıca kavradı. Kalbi
Ümmügülsüm Hasyıldırım Hayallerime hapsettim düşüncelerimi.Prangasız,Başı boş dolanıp duruyorlar diye.Müebbet verdim, hücrede şimdi,Beynimin en ücra köşelerinde. Dertler balkon kurmuş,Mutluluğun en tepesine.Yoldan geçen her dert,Sandalye atmış üzerine.Bir
Talip Sınırtepe Acı denizinin tam ortasında,Ruhu yoran dalgalar ile boğuşur gibiyim.Gelgitlerin arasında sıkışıp kalmışım.Kalbimin en kuytu köşesindeYakıcı, yıkıcı bir o kadar da kahredici bir his,
Medine Mehtap Uzun Ağla kalem…Çünkü gözyaşını bile yakıştıramadık bazen kendimize.Güçlü görünmek uğruna ne çok acıyı susturduk,Ne çok yarayı gülümseyerek örttük… Yaz şimdi;Geceye fısıldanan ama sabaha
Hamide Donmuş Şöhret Uğruna Yıkılan Yuvaya Ağıt Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada karşımıza çıkan bir video hepimizin yüreğine dokundu. Bir kadın, milyonların önünde yedi çocuğunu terk
Bike S.Demirkız Gökyüzü, haftalardır olağan dışı işaretler veriyordu. Bilim insanları atmosferde anormal enerji dalgalanmaları tespit etmiş, güneşin yaydığı ışınların olağan dışı spektrumlarda titreştiğini fark etmişlerdi.
Medine Mehtap Uzun Saklı bir sır gibi yükselir dağdan,Gönlü yaban, sesi rüzgârla harman.Morla yıkanmış her narin yaprakta,Doğanın kalbi atar usulca buradan. Toprağın bağrından çıkar bir
Ümmügülsüm Hasyıldırım ‘Kaldırımlar’ şairi Necip Fazıl Kısakürek‘i, “Çile” adlı şiir kitabıyla lise birinci sınıfta tanımıştım. ‘Zindandan Mehmed’e Mektup’ şiiriyle zamanı; çaydaki şekeri karıştıra karıştıra, köpük