“İtalya’nın başkenti Roma’da “Üç Yol” anlamına gelen “Tre Vie” de görkemli bir şekilde yükselen muhteşem bir çeşme yer alır. Her yanı tarihle, sanatla, romantizmle dolu olan bu şehrin en kalbe dokunan mimari eseri Trevi Çeşmesi’dir benim için.“
Nicola Salvi tarafından yapımına başlanıp onun ölümünden sonra Giuseppe Pannini’nin 1762’de tamamladığı bu eser, adeta bembeyaz bir rüyaya benzer. Her kıvrımı, Barok tarzının büyüleyici güzelliğini doya doya seyretmek arzusu uyandırır içimde.
Deniz tanrısı Neptün gibi mitolojik karakterler, zamanı delip geçmiş ve Roma’nın kalbinden ziyaretçilerini seyrediyor gibidir adeta. Hangi vakit Trevi’nin büyülü suyuna dokunsam içinde bulunduğum yüzyıl yavaşça silinmeye, yerini bir masal dünyasının zamansızlığına bırakmaya başlar.
Trevi sadece büyülü bir mimari eser olmanın çok ötesinde romantizm notalarıyla dolu bir şarkıdır. Öyle ki onu duyan her yolcusuna dilek tutma fırsatı verir. Yaygın inanışa göre çeşmeye arkanızı dönüp onun mistisizm kokan sularına attığınız ilk dilek parası sizin tekrar Roma’ya gelmeniz içindir. İkinci dileğiniz yeni bir aşkı ve üçüncüsü ise sonsuz bağlılığı sunar size. Roma’nın aşk şarkısıdır Trevi. Kalbiyle dinlemeyi bilenlere…