Anları birleştireni görmez gönül,
Zaman içre kaybolup gider;
Menzilin sırlarına ermez akıl,
Yanılsamalarla hiç olup gider.
Hakikat içre aramaz kendini,
Hayalin melteminde seraba dalar;
Söz sağanaklarıyla ıslak bendini,
Kâh neşeye kâh ıstıraba salar.
Sabaha hasret çiy tanesi gibi asılı,
Nicedir yorgun bedenini gezdirir;
Damlaların feyzini sanır devamlı,
Biteviye dünya zevklerini ezdirir.
Vuslata kavuşma duygusundan hissesiz,
Harabeler içinde yarınını çağırır;
Eşyanın hakikatine varmadan habersiz,
Gören kalpten ırak, ıssız uçurumlar taşır.
“An”ı daim zamansızlığındaki sır,
Bilenlerin rahlesinden erenlerin sofrasına akar;
Heyhat! “Ah”ı bilmez her daim türkü çığırır,
Kalbin rotasından maada körlerin yasına bakar.