Anadolu’nun kalbinde, tarihin tozlu sayfalarından süzülüp gelen devasa bir hazine sandığı düşünün. Sivas Arkeoloji Müzesi Hititlerden Selçuklulara kadar uzanan muazzam bir mirası bugünlere taşıyor. Orta Anadolu’nun en büyük arkeoloji müzesi olma unvanını taşıyan bu mekan, sadece taşları değil, o taşlara hayat veren hikayeleri de koruyor. Eğer tarih öncesi çağlardan günümüze uzanan kesintisiz bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız, rotanızı mutlaka bu müzeye çevirmelisiniz.
Müzenin Tarihi ve Mimari Kimliği
Müze binası aslında tarihin ta kendisidir. 1894 yılında Vali Halil Rıfat Paşa tarafından Sanayi Mektebi olarak inşa edilen bu yapı, Cumhuriyet döneminde bir süre cezaevi olarak da hizmet verdi. 2009 yılında ise kapsamlı bir restorasyonun ardından bugünkü modern müze kimliğine kavuştu. Binanın taş işçiliği ve yüksek tavanlı geniş salonları, içeriye girdiğiniz anda sizi o eski ama görkemli günlere götürüyor.
En Değerli Parçalar ve Hititlerin İzleri
Sivas Arkeoloji Müzesi’ni dünyadaki pek çok müzeden ayıran en önemli özellik, sahip olduğu eşsiz Hitit koleksiyonudur. Özellikle Sarissa Antik Kenti (Kuşaklı) ve Kayalıpınar kazılarından elde edilen buluntular paha biçilemez değerdedir.
-
Hitit Tabletleri: Sarissa kazılarında bulunan çivi yazılı tabletler, dönemin dini ritüellerini ve günlük yaşamını aydınlatıyor.
-
Boğa Figürlü Kaplar: Hititlerin bereket sembolü olan boğa figürlü dini ayin kapları, müzenin en dikkat çeken parçaları arasında yer alıyor.
-
Fosiller: Müzede sadece insanlık tarihi değil, doğa tarihi de canlanıyor. 9 milyon yıl öncesine ait gergedan, zürafa ve at fosilleri sizi milyonlarca yıl geriye götürüyor.
Ziyaret Şartları ve Giriş Bilgileri
Müze, Sivas şehir merkezinde Rahmi Günay Caddesi üzerinde oldukça merkezi bir konumda bulunuyor. Ziyaretçiler için ulaşım oldukça kolaydır.
-
Giriş Ücreti ve Müzekart: Müze girişinde Müzekart geçerlidir. Müzekartı olanlar ücretsiz giriş yapabilir. Kartı olmayanlar ise gişeden uygun bir ücret karşılığında giriş bileti alabilir.
-
Ziyaret Saatleri: Yaz ve kış dönemine göre saatler değişse de genellikle sabah 08.00 ile akşam 17.00 veya 19.00 saatleri arasında kapılarını açık tutuyor.
-
Ulaşım: Şehir dışından gelenler için otogar veya havaalanından kalkan toplu taşıma araçları müzenin çok yakınına kadar ulaşıyor.
Yeme İçme ve Dinlenme Alanları
Müze içerisinde doğrudan büyük bir restoran bulunmasa da, müzenin bahçesi ve çevresi tam bir yaşam alanı niteliğindedir. Müze gezisinden sonra Sivas’ın meşhur Sivas Köftesi’ni denemek isterseniz, müze çevresindeki tarihi çarşıda pek çok yerel lezzet durağına beş dakikalık yürüyüşle ulaşabilirsiniz. Ayrıca müze bahçesindeki oturma alanlarında Selçuklu eserlerini izleyerek kısa bir mola verebilirsiniz.
Sivas Arkeoloji Müzesi’nde Görülmesi Gerekenler
Müze sadece kapalı salonlardan ibaret değildir. Bahçesindeki Roma dönemi lahitleri, Selçuklu mezar taşları ve Osmanlı dönemi kitabeleri açık hava galerisi tadındadır. Her bir salon, sizi Bakır Çağı’ndan alıp Orta Çağ’ın ihtişamına kadar kesintisiz bir tarih çizgisinde yürütür.
Bu müzeyi ziyaret ettiğinizde sadece vitrinlere bakmayacak, Anadolu’nun kadim sahiplerinin sesini duyacaksınız. Sivas’ın dondurucu soğuğunda veya yakıcı sıcağında, tarihin serin ve güvenli kollarına sığınmak için bu müzeyi sakın atlamayın.