Siz Hiç Yüze Kadar Saydınız mı?

Yüksel  Ayten AKYOL

İnsan neden hızlı hızlı sayar hiç düşündünüz mü?

Çünkü sevdiklerinin yokluğu, kalbe uzun gelir.

Her sayı biraz telaştır aslında!
Bir an önce bitsin istenir.
Bir an önce sesler duyulsun…
Bir an önce sevilen insanlar bulunsun…

“Doksan bir… doksan iki…”
Kalp yetişmeye çalışır sayılara.
O, aceleci sayışın içinde küçük bir korku vardır:
“Ya bulamazsam…”

Hayat büyüdükçe bunu öğretiyor insana.
Bazı insanlar gerçekten kayboluyor.
Öyle bir kayboluyorlar ki…
Bir daha hiçbir yerde bulamıyorsun.
Ne eski mesajlarda,
ne bir sokak köşesinde,
ne yıllar sonra duyduğun bir şarkıda…

En çok da bu yıpratıyor insanı.
Bir zamanlar yokluklarına birkaç saniye dayanamadığın insanlar birer birer yok oluyor.

Ve insanın canını en çok ne yakıyor biliyor musunuz?
Gitmeleri değil…
Onları son kez gördüğünü bilmeden bakmış olmak.

Teselli olsun!
“Hayat devam ediyor” …

Etmiyor aslında.
Sadece insan, eksik yaşamaya alışıyor.

Bazen gecenin bir vakti içinden bir ses yükseliyor:
“Bir… iki… üç… yüz”

Ve insan yıllar geçse de, içindeki çocuğu susturamıyor.

Buyrun sayın!
Hızlı, hızlı sayın…
Üçer, beşer atlayarak sayın.
Ve bir an önce gözlerinizi açıp, sevdiklerinize sarılın.

Related posts

19 Mayıs Ruhu: Gençlik ve Özgürlüğün Işığı

İnsanlık Ölüyor

8. Etnospor Kültür Festivali