Sıkıca sarılınca bütün bedeni bir sıcaklık sarar. Damarlarındaki kan durulur, hızlanır ve sevgi dolaşmaya başlar. Hücrelerin yenilenir. Sinir uçları gevşer. Ayakların yerden kesilir. Beden hanenin içinde esen rüzgâr, huzur doldurur yüreğine. Ruh kanatlanır diğer âlemlere. Müjde götürür tüm masumiyetiyle.
Her evde ayrı telaş her hanede ayrı hazırlık. Ziyaretçisine yapılacak ikramlar dizilir mutfaklara ard arda. Poğaçalar, baklavalar, sarmalar, dolmalar hazır ol da bekler. Pişiler yapılır, çörekler dağıtılır çadırlarda sandalyelere sıralanıp heyecanla bekleyen yavrulara. Kiminin elinde çanta, kiminde poşet. Bazıları da koliler sıralar bacak aralarına. Kimi zaman yıkar çocuklar çörekçileri. Kimi zaman da tekrar sıraya girer çörek almamış gibi.
Böyle zamanlarda hayatının inişleri çıkış olur. Kuruyan otlar yeşerir. Boşalan su kaynakları dolar. Doğa uyanır. Bulutlar dans eder; yağmurlar bayram temizliğine girişir, küsler barışır, dargınlar sarılır. Gurbet kuşlarına sıla-i rahim hâsıl olur. Rahmet melekleri bu coşkuya alkış tutar.
Zemin yüzü kurban kanıyla yıkanır. Toprak kendine gelir. Nebatat filizlenir, ateşler yanar, sohbet koyulaşır. Yılların özlemi vuslat bulur. Hasret diner, yüzler güler. Çayla demlenir muhabbet. Çikolata eşliğinde kırk yıla hatır koyar kahveler.
Ev ev ziyarete gidilir. Bahanedir bayramlar özlemle buluşmaya. Hasret kaldığın eş, dost ve akrabalarla ayrılmak istemezsin. Laf lafı açar. Gönül gönlü. Ayrılık zorlaşır gidilecek çok yer vardır. Zaman kısıtlı, sohbet tatlı. Dayın ocak yakar, amcan sofra kurar. Hâlâ, teyze kavgaya durur: İlla ki bende yenecek diye. Davet üstüne davete koşarsın; şeker, tansiyon haddi aşarsın. İlaç üstüne ilaç alırsın. Lakin bu tempoya sadık kalırsın.
Her bayram, yoğun tempolu hayatının koşturmacasında unuttuğumuz o “yavaşlama” ihtiyacını fısıldar kulağımıza. Hızlı yaşamın arasına sıkıştırılan mesajlardan öte, yelken açarsın kalbe dokuna anılara. Silgi çekmektir dost sohbetindeki mesafelere, hayatındaki kırgınlıklara. Hâsılı kendinle barışmak işte.
Ancak bayramlar bu aralar hüzne durdu. Varlığı unutuldu. Tatile, denize fırsat buldu. Köyde kasabada can çekişir oldu. Saygı sevgi bitti, ana baba bitti, yüzleri gül gibi soldu. Oyunlar kuruldu. Oyunlar oynandı. Yeni düzen doğdu, eskisi bozuldu.
Artık her şey değişti. Bayram tatile terfi etti. Ana, baba, sıla medeniyete yenildi. Sevgi öksüz, saygı yetim şimdi. Özümüz çürüdü, akıl yitti. Çekirdek aile geldi büyük aile bitti. Onunda kaderi can çekişmekti. Ne büyük kaldı ne yuva; bu dert bize yetti. Şimdi bayramlar takvimlerde kırmızı bir çizgi.