Bu sabah çok sevdiğim bir arkadaşım aradı. Dedi ki: “Nevin, yarın öleceğini söyleseler şu an ilk olarak kendin için o son ana kadar ne yapardın?” Ona içimden geçen ilk cevabı verdim. Sonra düşündüm; inceden inceye… “Yarım yüzyıl oldu Nevin.”
Sahiden ne anladın? Gözlerimi açıp kalbimin atmaya devam ettiği 50 sene bitti gitti dün itibarıyla. Bu çocuktan ve içimdeki çocuktan bir Nevin oluştu düşe kalka. Belki her yerim yara bere içinde ama baktığımda hep “İyi ki” diyen yanım konuşuyor.
Eskiden zorluklardan yılmazdım; “Sen güçlüsün, halledersin” derdim kendime. Herkes de öyle bilir; “O ayaklarının üzerinde durur, çok güçlüdür,” derlerdi. Hani insan ölse, “Nasıl bilirdiniz?” diye sorsalar; kuşkusuz beni iyi tanıyanlar, “O çok güçlüydü, orada da halleder.” derlerdi sanırım. 🙂
Hepimizin hayatı boyunca içten içe aldığı yaralar bir olgunluk sanırım. Her şeyi kapsayarak geliştikçe; neyin iyi neyin kötü olduğunun bir önemi kalmıyor artık. Hepsi içinden geçtiğimiz yüzlerce deneyim… Kayıplarım nicelik yönüyle az, nitelik olarak hep fazla oldu kazançlarımdan. İnsan kazancı için girmiyor zaten bu oyuna. Haklı olmak da istemiyor; ben de öyle düşünenlerdenim.
Çünkü hayatımda “kalbimde devrim yaratacak” şeyi bulduğum için şükredip, “Şimdi neyi farkındalıkla yapabilirim?” diye sormak bana iyi geliyor. Tam olarak şu anki halimin bana mesajı ne bilemem ama sonunda bulacağımı bilmek bana iyi geliyor.
Doğaya koşmak, tüm sevgiye dair katkısını alıp kabul etmek bana iyi geliyor.
“Ben buradayım, eğer ihtiyacın olursa.” diyen bir dostun mesajı iyi geliyor.
Bu kâinatta herkesten her şeyden daha nezaketli, daha şefkatli bir gücün olduğunu bilmek ve o gücü kendi içimde de bulmak bana iyi geliyor.
Denizde olmak, rüzgârın saçlarımdaki dansı bana iyi geliyor.
En iyi yapabildiğim, tekrarına sık düştüğüm nefesime dönmek ve nefeste fark ettiklerim bana iyi geliyor.
Dünyayı ve kendimi yargılamamak; yargılayan hallerimi de dışlamadan alıp kabule geçmek bana iyi hissettiriyor.
“Ne ararsan içinde ara,” diyor ya; aradığın sensin, bulduğun sen… Yolcu da sensin, yol da sen. Durmak da yola ait, artık biliyorum. O halde aldığımız yaşlara, aştığımız yollara sağlık.
“Ben senden razıyım kızım, sen de benden razı ol. İYİ Kİ VARSIN.